YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7230
KARAR NO : 2021/13346
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı … İnşaat Malzemeleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı … mirasçaları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı … İnşaat Malzemeleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı … mirasçaları vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02/11/2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı … mirasçıları adına gelen olmadı. Duruşmalı olarak temyiz eden diğer davalı … İnşaat Malzemeleri Gıda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Av. … ve şirket yetkilisi… ile davalı … adına Av. … ve davacılar adına Av. … geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek verilen aynı günde düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, … 1995, s. 231).
Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, … 2000, s.288).
Ticaret şirketlerinin taraf ehliyetinin son bulması konusuna ilişkin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun “Tüzel kişiliğinin devamı” başlıklı 269. maddesine göre; “ (1) Tasfiye hâline giren şirket, ortaklarla ilişkilerinde de, 293’üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, ehliyeti tasfiye sonuna kadar bu amaçla sınırlı olarak tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını buna “tasfiye hâlinde” ibaresini ekleyerek kullanmakta devam eder.” yine aynı Kanunun “Tasfiyenin sonu” başlıklı 303. maddesinde; “ (1) Tasfiyenin sona ermesi üzerine, şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ve bunun tescil ve ilanı için durum, tasfiye memurları tarafından ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir.” denilmektedir.
Bir ticaret şirketinin, taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket tasfiye haline girerse, şirketin taraf ehliyeti son bulmaz. Zira, şirketin tüzel kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam eder. Şirket, davada taraf olarak kalmayı sürdürür; yalnız, şirket davada tasfiye memurları tarafından temsil edilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. I, … 2001, s. 935, aynı yönde görüş için bkz. İlhan E. Postacıoğlu, Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, … 1975, s. 209 ). Ancak ortaklık, ticaret sicilinden kaydı silininceye kadar tüzel kişiliğini korur. Bu nedenle, gerek infisah gerekse fesih kararı, ortaklığın sonunu değil, tasfiye işlemlerinin başlangıcını ifade eder ( Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Temel Esaslar, 10. Baskı, 2011, s. 511; İsmail Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C. II, 4. Baskı, 2004, s. 1309)
1-Mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden 01/01/2017 tarihinden sonraki döneme ilişkin olmak üzere davalı … İnş. Malz. Gıda Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.‘nin ticaret sicilinden terkin edilip edilmediğinin, ticaret sicil kayıtlarında meydana gelen değişikliklerin, bu değişikliklere esas belgelerin ve yine bunlara dair ticaret sicil gazetesi ilanlarının sorulup celp edilmesinden sonra davalı şirketin ticaret sicil kaydının terkin edildiğinin diğer bir deyişle tüzel kişiliğinin son bulduğunun anlaşılması halinde davalı şirketin ihya edilmesi için yasal prosedür işletilmek suretiyle şirketin ihyasına ve şirkete tasfiye memuru atanmasına dair karar alınmasını takiben ilk derece mahkemesi gerekçeli kararı, bölge adliye mahkemesi karar ilamının ihya kararı ile birlikte atanacak tasfiye memuruna yöntemince tebliğ edilmesi, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesinin yollaması ile 346. maddelesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmesi,
2-Aynı kaza olayına ilişkin … İş Mahkemesi‘nin 2017/34 Esas sayılı rücuan tazminat dava dosyası ve …. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 2017/304 Esas sayılı ceza dava dosyasının okunaklı ve onaylı birer örneğinin dosyaya eklenmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının yukarıda belirtilen noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 02/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.