Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/7323 E. 2021/14307 K. 16.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7323
KARAR NO : 2021/14307
KARAR TARİHİ : 16.11.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No : 2019/2287-2020/8
İlk Derece
Mahkemesi : Mardin 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No : 2019/16-2019/200

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi ve davalı vekili tarafından da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16/11/2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı ve davalı adlarına gelen olmadı. Tarafların yokluğunda duruşmaya başlanarak, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
A.Davacının Manevi, Davalının ise Maddi ve Manevi Tazminat İstemleri Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz İtirazları Yönünden;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanun’un, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığı’nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirası’nı (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362. maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2. maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”
HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. – 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelenmesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 – 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL, 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi sonrası için 72.070,00 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için ise 78.630,00 TL‘dir.
Somut olay incelendiğinde, davacı taraf yönünden manevi tazminata ilişkin hükmün, davalı taraf yönünden ise hem maddi, hem de manevi tazminata ilişkin hükümlerin miktar yönünden yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, tarafların anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının kesinlik nedeniyle REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
B.Davacının Maddi Tazminat İstemi Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İtirazları Yönünden;
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir.
Somut olayda davalının ticaret ünvanı Mardin Çimento San. ve Tic. A.Ş. olduğu halde ilk derece mahkemesi gerekçeli karar başlığında ünvanın eksik ve hatalı gösterilmesi doğru olmadığı gibi ilk derece mahkemesince verilen 03/04/2018 tarihli ilk kararda kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine karar verilen 112,25 TL harç bölge adliye mahkemesinin 06/11/2018 tarihli kaldırma kararı nedeniyle davacıya iade edilmediği halde temyiz incelemesine konu 14/05/2019 tarihli hüküm kurulurken iade edilmiş gibi mahsup edildiğinden davalı aleyhine 112,25 TL fazla karar ve ilam harcı yüklenmesi isabetsiz olmuştur.
Ne var ki bu aykırılıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 14/01/2020 Tarih, 2019/2287 Esas, 2020/8 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14/05/2019 tarih ve 2019/16 Esas, 2019/200 Karar sayılı kararının;
A)Gerekçeli karar başlığının davalı kısmında yer alan “…” sözcüklerinin silinerek yerlerine geçmek üzere “MARDİN ÇİMENTO SAN. VE TİC. A.Ş.” sözcüklerinin yazılmasına,
B)Hüküm fıkrasının karar ve ilam harcına ilişkin 3 numaralı bendi ile yargılama giderlerine ilişkin 4 numaralı bendinin tamamen silinerek,
a) 3 numaralı bend yerine geçmek üzere „3-Alınması gereken 5.544,16 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.724,85 TL peşin harç ve 516,00 TL ıslah harcı toplamı 2.240,85 TL’nin mahsubu ile bakiye 3.303,31 TL’nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,“ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
b) 4 numaralı bend yerine geçmek üzere „4-Davacı tarafından yapılan 1.753,85 TL dava açılış gideri, 516,00 TL ıslah harcı, 3.621,00 TL bilirkişi ücreti, tebligat, müzekkere ve posta masrafı olmak üzere toplam 5.890,85 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 3.645,20 TL’sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,“ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 16/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.