YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8044
KARAR NO : 2021/15124
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, davalıların yöneticisi oldukları… Sitesinde … tarihleri arasında aralıksız çalıştığını iddia ile bu sürelerin sigortalı çalışma olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne Davacının davalı Menekşe Sitesi Yöneticiliğine ait …sicil sayılı Apartman işyerinde … tarihleri arasında 851 gün daha, …tarihleri arasında 867 gün daha hizmet akdine dayalı eylemli ve günün asgari ücretine göre çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, mahkemece verilen 03.08.2012 tarihli karar, Dairemizin bozma ilamı ile özetle, “…Öncelikle, davacının hizmetlerinin geçtiğini iddia ettiği sitede A,B ve C Bloklarının olduğu, bunların da toplamda 11 bloktan oluştuğunun anlaşılması, ayrıca getirtilen apartman karar defterindeki 27.06.2000 tarihli kararda …’ın tüm siteye yönetici olarak tayin edildiği, yine …tarihli kararda da … isimli bir şahsın site yönetim kurulu başkanlığına seçildiği, dava tarihinde ise yapılan zabıta araştırması ile her sitenin kendi yönetimi olduğunun bildirilmesi karşısında öncelikle davacıya talebini açıklattırarak hangi sitede ne kadar süreyle çalışmalarının geçtiği sorulmalı, buna göre, iddia edilen sitelerdeki yönetim kurulu oluşturulmuş ise bu yönetim kurullarının başkanları, bunlar yok ise de tüm kat malikleri davaya HMK 124.maddesi gereği dâhil edilmeli ve bu siteler adına davalıların delilleri toplanarak bir karar verilmesi…”gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Eldeki davada ise, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Mahkemece, bozmaya uyulmuş ve davacı beyanında “..bütün sitenin kalorifer yakma işi, temizlik işi ve bahçe işlerine bakıyordum…”demiştir. Bu kapsamda, davacının tüm bloklarda çalışmalarının geçtiğini iddia etmesi karşısında öncelikle husumet yönü halledilmeli, çalıştığı iddia edilen blokların ayrı ayrı veya üst yönetim şeklinde mi yoksa apartman temsilcilikleri oluşturulup, üst bit yönetim kurulunun mu oluşturulduğu hususunda araştırma ve inceleme yapılmalı bu kapsamda sitenin karar defterleri veya yönetim kurulu karar defterlerinin varlığının araştırılması ve davaya HMK’nın 124.maddesi gereği belirlenen taraflar davaya dâhil edilmeli ve bu siteler adına davalıların delilleri toplanarak taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 30.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.