YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/847
KARAR NO : 2021/1149
KARAR TARİHİ : 03.02.2021
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, Kurum işlemi ile iptal edilen sigortalılık süresinin tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Anayasamızın 141. maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesi benimsenmiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298’inci maddesinde hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu belirtilmiştir. Kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararında buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden de sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.(10/04/1992 gün ve 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı) Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 2011/21-23 E. 268 K., 2012/6-97 E. 203 K., 2012/10-149 E. 291 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Eldeki davada, mahkemece tefhim edilen kısa kararda; “Davacının davasının kabulü ile davacı …’ın 21/02/2007-30/11/2007 tarihleri arasında davalı şirket olan … Dış Tic. San. Tekstil Ltd. Şti.’de çalışmış olduğunun tespitine, sair hususların gerekçeli kararda düzenlenmesine…” şeklinde karar tesis edilmiş iken, gerekçeli kararın hüküm kısmında; “Davacının davasının kabulü ile davacı işçinin 01/01/2007-28/06/2007 tarihleri arasında 1025476.003 sicil numaralı işyeri olan … Dış Tic. Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. işyerinde çalışmış olduğunun tespitine,” denilmek suretiyle usul ve yasaya uygun şekilde kısa karar oluşturulmaksızın gerekçeli karar yazıldığı, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular ışığında kısa kararla gerekçeli kararın uyumlu olması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.02.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.