Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/8562 E. 2021/13285 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8562
KARAR NO : 2021/13285
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi

Dava, iş kazası ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince davacılar ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacılar vekili dava ve ıslah dilekçelerinde özetle, müteveffa sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği, eş için toplam 175.000 ,00 -TL maddi, 40.000,00-TL manevi, çocuk … için 30.000 ,00 -TL maddi, çocuk … için 26.000,00-TL maddi, çocuk … için 5.000,00-TL maddi, çocuk Bilal için 5.000,00-TL maddi ve çocuklar için ayrı ayrı 25.000,00’er-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kazalı sigortalının 19/04/2009 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda vefat ettiği, davalı Orman Genel Müdürlüğü – … Orman İşletme Müdürlüğünün meydana gelen olayda %80 oranında, müteveffa kazazedenin ise %20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, tarafların kusur oranı, kurum tarafından yapılan ödemeler ve dosya kapsamı nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
A)Davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin reddine, davalının harca ilişkin istinaf talebi ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile … İş Mahkemesi’ nin 2013/236 E- 2019/356 K. sayılı kararının HMK’nın 353/(1) b) 2. maddesi gereğince kaldırılmasına
Davanın kabulüne,
1-241.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 19/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
2-Davacı … için takdiren 40.000,00-TL, davacı … için takdiren 25.000,00-TL, davacı … için takdiren 25.000,00-TL, davacı … için takdiren 25.000,00-TL ve davacı … için takdiren 25.000,00-TL olmak üzere toplam 140.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, karar verilmiştir.
IV- TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı kurumun kusuru bulunmadığını, kusur raporundaki oranların hatalı olduğunu, kazada ağaç kesme işini yapan Dursun Güney’e hiç kusur atfedilmemesinin kabul edilemeyeceğini, Orman İdaresi ile SS Başköy Tarımsal Kalkındırma Kooperatifi arasında asıl/alt işveren ilişkisi olmadığını, idarenin ihale makamı Kooperatif in ise bağımsız işveren olduğunu, idarenin sorumluluğu bulunmadığını, dava dışı Dursun Güney’in kusurunun değerlendirilmediğini, manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 19/04/2009 tarihinde meydana gelen iş kazası vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince; maddi tazminat talebinin kabulü ile; fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 241.000,00-TL maddi tazminatın, eş için 40.000,00-TL manevi ve çocuklar için ayrı ayrı 20.000,00’er-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verildiği, bu kararın davacılar ve davalı vekillerince istinaf yoluna götürüldüğü, … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince davacılar ve davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 241.000,00-TL maddi tazminatın, eş için 40.000,00-TL manevi ve çocuklar için ayrı ayrı 25.000,00’er-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 19/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
1-Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazasında sorumluluğun tespiti noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamından, davacılar murisi müteveffa sigortalı …’nin olay tarihinde davalı Orman Genel Müdürlüğü … Orman İşletme Müdürlüğünde ağaç kesim işçisi olarak çalıştığı, olay günü kesilmiş ağaçların kabuk soyma işini yaptığı esnada, dava dışı …”in kesmiş olduğu ağacın üzerine düşmesi neticesinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu raporunda meydana gelen olayın iş kazası olduğunun bildirildiği, mahkemece aldırılan … tarihli kusur bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmesinde kazalının % 20 oranında, dava dışı ….’in % 50 oranında, davalı … Orman İşletme Müdürlüğünde Orman İşletme Şefi olarak görev yapan …’ın %10, Orman Muhafaza Memuru olarak görev yapan …’ın %10, Orman Muhafaza Memuru olarak görev yapan …’ın %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, tarafların itirazı üzerine mahkemece alınan 30/10/2018 tarihli kusur raporunda ise; davalı Orman Genel Müdürlüğü – …. Orman İşletme Müdürlüğü’nün meydana gelen olayda %80 oranında, müteveffa kazazedenin ise %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, aynı olaya ilişkin Yargıtay … .CD. ‘nin onaması ile kesinleşen … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/212 Esas sayılı dosyasında davalı Orman Genel Müdürlüğü – … Orman İşletme Müdürlüğü işletme şefi ve işletme çalışanlarının beraatine, …Tarımsal Kalkınma Kooperatif başkanı … ile …’in mahkumiyetlerine karar verildiği, eldeki dosyada alınan kusur raporlarında; yukarıda anılan ceza dosyasının irdelenmediği, dava dışı …’in işvereninin tespit edilmediği, olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin alması gerekli veya alabileceği önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı, mahkemenin de bu raporlar ile yetinerek karar verdiği, ceza dosyası ile eldeki dosya arasındaki çelişkilerin giderilmediği anlaşılmaktadır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş akdinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, iş yerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı ilamı da aynı yöndedir.)
Bu açıklamadan olarak şüphesiz ki tarafların kusur durumu irdelenirken konusunda ehil bilirkişilere olayı inceletmek kadar olaya neden olan tüm saiklerin bir bütün olarak ele alınması ve bu kapsamda da taraflarca ortaya konulan iddia ve savunmalar ile tüm delillerin titizlikle değerlendirilerek kusurun aidiyeti ve oranına dair raporun oluşa uygun olup olmadığının tespiti gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlanarak, hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek -verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, yukarıdaki raporları düzenleyen heyetlerden farklı olarak, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, dava dışı Dursun Güney’in işvereninin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirtmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını – tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek ( özellikle davacı tarafın temyiz yoluna başvurmadığının) bir karar vermekten ibarettir.
2-Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Buna göre hüküm fıkrasının infaza elverişli ve açık olması gerekmektedir
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Maddi ve manevi tazminat istemlerinin her birinin birbirinden bağımsız olarak talep edilebilme hakkı vardır. Ancak dava konusu olayda olduğu gibi HMK’nın 110.maddesine göre birlikte açılabilmeleri de mümkündür.
Somut olayda, davacılar için ayrı ayrı maddi tazminat talep edildiğinden, her bir davacı yönünden maddi tazminat miktarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, infaza elverişli olmayacak ve tereddüte neden olacak şekilde davacılar yararına tek maddi tazminata hükmedilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. ve 26. maddelerine aykırılık teşkil etmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin temyiz olunan … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.