Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/9076 E. 2021/5749 K. 22.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9076
KARAR NO : 2021/5749
KARAR TARİHİ : 22.04.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti ilişkindir.
Mahkemece, bozmadan sonra ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği görülmektedir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu davada, davacı, davalı işveren işyerinde 01.07.2008-01.08.2010 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı halde bildirilmeyen bu hizmetlerin tespitini talep etmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmasına karşın davacının çalışmalarının kısmi süreli olduğunun göz önünde bulundurulmaması isabetsizdir. Davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, öncelikle 19.11.2008 tarihinde kurum denetmeni tarafından davalı işyerinde çalıştığı tespit edilen kişiler dinlenmeli, davalı işyerine ait tüm evraklar getirtilerek dosyaya eklenmeli, davalı şirket ile davacı arasındaki ilişkinin niteliği belirlenerek davacı ve davalı arasında dava konusu dönemde imzalanan sözleşmeler celp edilmeli, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler tespit edilerek dinlenilmeli, bu mümkün olmazsa aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, yapılan çalışmanın türü, niteliği, varlığı ve süresinin belirlenmesi amacıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarındaki çelişkiler giderilerek, ifadelerin değerlendirilmesinde; iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı ve davacının çalışığı süre tespit edilmelidir. Kabule göre de talep döneminde davacının başka işverenler yanında çalışmasının bulunmasına karşın, anılan dönemde başka bir işyerinde çalışması olmadığından bahisle tespite konu dönemde çakışan hizmet bildirimlerinin de dışlanmaması isabetsizdir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.