Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/928 E. 2021/5793 K. 22.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/928
KARAR NO : 2021/5793
KARAR TARİHİ : 22.04.2021

Mahkemesi : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Dava, davacının 14/06/1979-13/10/1982 tarihleri arasında …, 1961 olarak düzenlenen işe giriş bildirgesine göre işlenen çalışmaların kendisine ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kendisine birden fazla sigorta sicil numarası verilmesinden dolayı iptal ipka işlemi gerçekleştirmek için davalı Kuruma müracaat ettiğini, davacının 14/06/1979-13/10/1982 tarihleri arasında İntes A.Ş. bünyesinde Balıkesir … Kağıt Fabrikası inşaatında çalıştığını, işveren tarafından davacının kimlik bilgilerinin kuruma hatalı bildirildiğini, bu nedenle davalı kurum kayıtlarında … sigorta sicil numaralı 1962 doğumlu … şeklinde olması gerekirken ad ve doğum tarihi hatalı şekilde 1961 doğumlu … olarak kurum kayıtlarına geçtiğini, Balıkesir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne 26/06/2015 tarihinde kurum kayıtlarının düzeltilmesi için yapılan müracaatın sonuçlanmadığını, anılan nedenlerle …’ın işveren tarafından kimlik bilgileri kuruma yanlış bildirildiğinden davalı kurum kayıtlarının düzeltilmesi gerektiğini, SGK kayıtlarına yanlış geçen kimlik bilgilerinin düzeltilerek … sigorta sicil numaralı sigortalının 1961 doğumlu … yerine 1962 doğumlu … (T.C. No; …) olacak şekilde davalı kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini, davacının son çalışmasının Pendik Sosyal Güvenlik Merkezi bölgesinde bulunduğundan davacıya ait işlemlerin Pendik Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından yürütüldüğünü, bu nedenle İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
“Davanın kabulüne, davacının 14/06/1979 tarihli işe giriş bildirgesinde … isminin düzeltilerek … T.C. Kimlik numaralı davacı … adına olduğunun ve işe giriş bildirgesi düzenlenen işyerinde çalışmış olduğu sürelerin ve yatan primlerin davacı …’a ait olduğunun tespitine ve tesciline, davalı kurumca bu hususta yaratılan muazaranın menine,” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Bursa Bölge Adliye Mahkemesince Tutak İlçe Nüfus Müdürlüğü ile Ağrı Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğü’nün yazıları, davacı ile birlikte aynı işyerinde çalıştığı kayıt altına alınmış dönem bordrosu tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamından İntes A.Ş.’ye ait 28895 sicil sayılı işyerinden, 1961 doğumlu … adına düzenlenen işe giriş bildirgesinin ve bu işyerinden … adına bildirilen hizmetlerin aslında davacıya ait bulunduğu gerekçesiyle davalı kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, dava konusu talepler bakımından hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini, mahkemenin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul İş Mahkemeleri olduğunu, işverenin davaya dahil edilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, aidiyet tespiti istemine ilişkin olup, bu tür davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dosyada, davacının, 14/06/1979-13/10/1982 tarihleri arasında dava dışı İntes A.Ş. bünyesinde geçen çalışmalarının … adı ile geçtiğini, söz konusu kayıtlarda geçen … isimli çalışanın kendisi olduğunu beyan ederek sigorta kayıtlarının … olarak düzeltilmesi istemiyle açmış olduğu davada, Mahkemece, “14/06/1979 tarihli işe giriş bildirgesinde … isminin düzeltilerek … T.C. Kimlik numaralı davacı … adına olduğunun ve işe giriş bildirgesi düzenlenen işyerinde çalışmış olduğu sürelerin ve yatan primlerin davacı …’a ait olduğu” şeklinde, infazda tereddüt oluşturacak şekilde sigortalılık döneminin hangi tarihler arasında olduğu açıkça gösterilmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile dava dışı işveren İntes A.Ş’ne ait 28895 sicil sayılı işyerinden, baba adı İbrahim, doğum yeri Tutak, doğum tarihi 1961, Ağrı, Hane No:67, Cilt:33, Sıra No:102’de nüfusa kayıtlı …’ın’ın 14/06/1979 tarihinde işe girdiğine ilişkin bildirgenin düzenlenip Kuruma verildiği nazara alınarak söz konusu işe giriş bildirgesinde bildirilen hizmetlerin davacı adına tespitine karar verildiği, ancak dosya içerisinde yer alan 12951625 sigorta sicil numaralı … adına düzenlenen Hizmet Döküm Cetveline göre 28895 sicil sayılı İntes A.Ş. işyerinden 14/06/1979-1981/2. dönemleri arasında sigortalı çalışmaların bildirildiği, ayrıca 28/09/1981-13/10/1982 tarihleri arasında ise 30541 sicil numaralı başka bir iş yerinden sigortalı çalışmalarının bildirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının 14/06/1979-13/10/1982 tarihleri arasında dava dışı İntes A.Ş. bünyesinde … adı ile geçen çalışmaların kendisine ait olduğunun tespiti talebi hakkında infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde uyuşmazlık olan/olmayan tüm dönemler açıkça belirlenmek suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.