Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10013 E. 2021/16581 K. 23.12.2021 T.
Yayınlanma Tarihi: 30.01.2024 07:47
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10013
KARAR NO : 2021/16581
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, davacının davalı ... Müdürlüğü kayıtlarındaki kişinin kendisi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece,.... Hukuk Dairesi'nin (kapatılan) bozma kararına uyularak ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalılardan Kurum ve Toprak Mahsülleri Ofisi vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz nedenlerine göre davalı taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmakta ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunlu bulunmaktadır. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine ait bulunmakta ve buna aktif husumet denilmektedir. Sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi de o hakka uymakla yükümlü olan kimse olup, bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır. Sübjektif hak sahibi ile o hakka uymakla yükümlü bulunan kişinin kimler olduğunun belirlenmesi, bunun neticesinde, dava açan veya aleyhine dava açılan kişiler, o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası hakkında inceleme yapılmaksızın, davanın sıfat yokluğundan reddedilmesi gerekmektedir. Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğinde olup, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesinde (HUMK. 187 m.) yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, taraflarca ileri sürülmese dahi, gerek mahkemece, gerekse Yargıtay'ca tarafların bu yönde bir savunmalarının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden nazara alınır.
Eldeki davada ihtilafa konu uyuşmazlık sonucu verilecek kararın, davacının davalı ... Kurumundaki statüsüyle alakalı olduğu anlaşıldığından, davalı ... Mahsülleri Ofisi hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmelidir.
Mahkemenin, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ... Müdürlüğü'ne iadesine,
23.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.