YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10027
KARAR NO : 2021/16503
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmadan sonra ilâmında belirtilen nedenlerle davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yargıtay Hukuk Genel Kurulun 16.03.2005 tarihli 2005/13 – 97 Esas, 2005/150 Karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; bilindiği gibi, ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. ve ardından gelen maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiş; 176. maddede, davanın her iki tarafının da, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurulabileceği; 177. maddede, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği belirtilmiştir. Bunun yanında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176/2. maddesine göre de; Aynı davada, tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Uyuşmazlıkla doğrudan ilgisi bulunduğundan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun, 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. – 1948/3 K. ve belirtilen içtihatın değiştirilmesine gerek olmadığına dair 13.05.2016 tarih ve 2015/1 E. – 2016/1 K. sayılı kararları uyarınca ve ıslah tarihi dikkate alındığında bozmadan sonra ıslah yapılabilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun ile HMK’ nın değişen 177/2. fıkrasında “ Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” hükmü ile bozma kararından sonra ıslah yapılabileceği belirtilmiş ise de, eldeki davada ıslah tarihi 14.01.2020 olup, anılan değişikliğin uygulanması mümkün olmadığından, bozma sonrası davacı kurum vekilinin talep sonucunu ıslah ederek artırdığı miktar nazara alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı tarafın bu yönleri amaçlayan itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Üye …’ın muhalefetlerine karşı, Başkan … ile Üyeler …, … ve …’nın oyları ve oy çokluğuyla, 23/12/2021 gününde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “20.07.2020 tarihinde kabul edilen ve 28.07.2020 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı kanun ile açıkça düzenlenen ve her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına dair YİBGK. 06.05.2016 gün ve 2015/1 E, 2016/1 K sayılı İçtihadı Birleştirme Kararını ortadan kaldırarak bozmadan sonra ıslah yapılmasını sağlayan 6100 sayılı HMK.’un 177. Maddesine eklenen ikinci fıkra ile “Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz” kuralının mahkemece bu yasal değişikliğinden önce bozma üzerine verdiği kararlarda uygulanıp uygulanmayacağı” noktasında toplanmaktadır.
2. Somut uyuşmazlıkta yerel mahkemenin ilk kararı Özel Daire tarafından eksik araştırma ile bozulmuş, mahkemece uyulduktan sonra kurum alacağı belirlenmiş ve davacı kurum bozmadan sonra ıslah sureti ile dava değerini arttırmış, mahkemece “her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına dair YİBGK. 06.05.2016 gün ve 2015/1 E, 2016/1 K sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı” yürürlükte iken ıslaha değer verilerek hüküm kurulmuştur.
3. Karardan sonra ancak temyiz incelemesi süresinde 7251 sayılı kanun ile 6100 sayılı HMK.2un 177. maddesi değiştirilmiş ve bozmadan sonra tahkikat ilişkin işlem yapılması halinde ıslah yapılacağı belirtilmiştir.
4. Çoğunluk görüşü ile “karar verildiği tarihte İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ıslah yapılamayacağı, bunun usulü müktesep hak teşkil ettiği” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
5. Belirtmek gerekir ki Usul hukuku bakımından derhal uygulanma ilkesi 6100 sayılı HMK.’un 448. maddesinde açıkça yer almıştır. Usul kuralları bakımından derhal uygulanma ilkesi geçerlidir. Kanunların derhal uygulanması, geçmişe uygulanması değildir. Çünkü tamamlanmış hukuki durum veya işlemlerin sarsılmaması esastır. Bu bakımdan yeni kanunun lehe veya aleyhe olması önem taşımaz.
6. Diğer taraftan Yargıtay tarafından verilen bozma kararından sonra, geçmişe etkili olan yeni bir kanunun yürürlüğe girmesi halinde, bozma kararının bağlayıcılığı sona erecek ve bozma kararına uyma ile meydana gelen usulü kazanılmış hak dikkate alınmayacaktır. Yeni ve derhal uygulanacak kanunun, usulü kazanılmış hakkın istisnasıdır.
7. Somut uyuşmazlıkta her ne kadar karar tarihinde yukarda belirtilen İBK uyarınca bozmadan sonra ıslah olanağı yok ise de temyiz incelemesi aşamasında yürürlüğe giren yeni kanun düzenlemesi bozmadan sonra ıslahı olanaklı hale getirmiştir. İlk bozma araştırmaya yönelik olup, tahkikat işlemleri devam etmiştir. Tamamlanmış işlemden de söz edilemeyeceğine ve yeni düzenleme de derhal uygulanacağına göre yapılan ıslah artık geçerli hale gelmiştir. Yerel mahkeme kararının bu gerekçe ile onanması gerekirken, bozulması görüşüne bu nedenlerle katılınmamıştır.