Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10037 E. 2023/452 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10037
KARAR NO : 2023/452
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2258 E., 2021/534 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 30.10.2013
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/294 E., 2020/167 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemli asıl ve birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı vekilinin talebinin esastan reddine, davacı vekilinin talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının, davalı şirkete ait işyerinde çalışmakta iken 14.08.2012 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusurlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.08.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 70.002,84 TL olacak şekilde arttırmış, başvurma harcı yatırmak suretiyle de 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.08.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Birleşen dava ile bedel artırım hakkını saklı tutarak şimdilik 279.053,53 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.08.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin her türlü iş sağlığı ve güvenliği önlemini almış olduğunu, kazanın davacının ihmal ve kusurundan kaynaklandığını savunarak haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
1.Asıl dava yönünden, maddi tazminat talebinin kabulü ile 70.002,84 TL’nin, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Birleşen dava yönünden, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, birleşen davanın davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu kabulü ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının 12.07.2016 tarihli itiraz dilekçesi ile %12,3 maluliyet oranına itiraz etiği, davacının 2 yıllık süreçte maluliyet oranının %27 olup arttığı, davalı lehine kazanılmış hak doğmadığı, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, iş kazasının davacının ihmali ile oluştuğu, davacı güvenlik önlemi almadan müdahalede bulunacağı makinenin elektrik akımının kesilmiş olup olmadığını denetlemeden kimseden yardım talep etmeden arızalı makinenin hidrolik arızasını gidermek için müdahale ettiği, davacıya gerekli eğitimlerin verildiği, talimat ve uyarılarda bulunulduğu, davacıya araç ve ekipmanların verildiği, iş kazası nedeniyle maluliyetin oluşmadığı, bu yönden hesap raporunun hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğu şeklindedir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 30.07.2018 ve Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu’nun 18.07.2019 tarihli raporlarında davacının maluliyet oranının %27 olarak tespit edildiği, 30.12.2019 tarihli hesap bilirkişisi raporunda davacının maddi zararının 279.053,53 TL olarak belirlendiği, davacı tarafça söz konusu hesaplamadaki maddi zarar miktarı esas alınarak açılan ek dava ile maddi tazminat talebinde bulunulduğu, davacı tarafından ilk derece mahkemesinin 2016/32 E. 2016/63 K. Sayılı ilamında tahsiline karar verilen maddi tazminat miktarı ve hükme esas alınan %12,3 maluliyet oranına yönelik istinaf talebinde bulunulmadığından, %12,3 maluliyet oranı ve 70.002,84 TL yönünden davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu, dosya kapsamındaki maluliyete yönelik raporların içeriği gözetildiğinde davacıda oluşan yeni bir arazdan dolayı maluliyet artışının söz konusu olmadığı anlaşılmakla, reddine karar verilen birleştirilen dava yönünden davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, tarafların manevi tazminata yönelik istinaf sebepleri değerlendirildiğinde, somut olayda; Dairemizce, 14.08.2012 olan kaza tarihi itibarı ile davacının yaşı, kaza neticesinde davacının meslekte kazanma gücü kaybının % 12,3 olarak belirlenmesi, tarafların iş kazasındaki kusur oranları, davacının kaza ve sonrası tedavi sürecinde duyabileceği elem ve ızdırap, sosyal ve ekonomik durumu, kaza tarihi itibarı ile paranın alım gücü, kaza tarihi ile davanın açıldığı tarih hep birlikte değerlendirildiğinde mahkemece takdir olunan manevi tazminat miktarının düşük kaldığı sonuç ve kanaatine varılmış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının manevi tazminat talebinin 20.000,00 TL olarak kabulüne karar verilmesi gerekmiştir…” gerekçesiyle, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan yönlerden kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak,

1.Asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne,
Davacının davalı şirket hakkında açmış olduğu maddi tazminat davasının ıslah dilekçesi nazara alınmak suretiyle kabulüne, 70.002,84 TL alacağın 14.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

Davacının açmış olduğu manevi tazminat davasının ıslah dilekçesi nazara alınmak suretiyle kısmen kabulüne, 20.000,00 TL alacağın 14.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2. Birleşen … 7. İş Mahkemesinin 2020/25-41 E/K sayılı dava yönünden, davanın reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, birleşen davanın davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu kabulü ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının 12.07.2016 tarihli itiraz dilekçesi ile %12,3 maluliyet oranına itiraz etiği, davacının 2 yıllık süreçte maluliyet oranının %27 olup arttığı, davalı lehine kazanılmış hak doğmadığı, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davalı şirketin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, kaza nedeniyle davacının bir maluliyetinin olmadığını, manevi tazminat tutarının reddi gerekirken hükmedilen tutarın ölçülü ve orantılı olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
C.A Davacı vekilinin ve davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre davacı lehine manevi tazminatın 20.000 TL olarak hüküm altına alındığı, bu tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davacı vekilinin ve davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun’un 4 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle somut olayda, mahkemece davaya konu iş kazası nedeniyle hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetlerinin iş kazasının oluşuna uygun olması, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince kurulan gerekçelerin yerinde olduğu da dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin ve davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2. Davacı vekilinin ve davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

(Davacı)
179,90-Onama
59,30-Peşin
120,60- Kalan

(Davalı)