YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10064
KARAR NO : 2021/16882
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Onama Kararları” başlıklı 370. maddesinde; “Temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay’ın, kararı düzelterek onayabileceği ile karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçenin doğru bulunmaması halinde, gerekçenin değiştirilerek ve düzeltilerek onanacağı” belirtilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2)Dosya kapsamına göre, davacının 05/03/2009-29/09/2012 tarihleri arasında bağkur sigortalı olduğunun ve yapılandırma kapsamında primlerini ödediği günlerin tespitinin talep edildiği, verilen karar ile davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulduğu ve davacının 05/03/2009-28/09/2012 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4/b maddesine tabi Bağkur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine karar verildiği, kısmen ret nedeniyle davalı kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır.
Davacının talebi; öncelikle oda kaydına ve prim ödediğini günlere göre yasa gereği sigortalı sayılabileceği günlerin tespitidir. mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından sehven belirtildiği anlaşılan 05/03/2009-29/09/2012 tarihi esas alarak, kısmen kabul kararı ile davacının tarih belirtmeksizin talep ettiği, oda kaydına ve primlerini ödediği günler olan 05/03/2009-28/09/2012 arasında Bağkur sigortalı olduğunun tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkralarının tamamen silinerek yerine; “ davanın kabulü ile;
1- Davacının 05.03.2009-28.09.2012 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4-b maddesine tabi Bağ-kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine,
2-Davalı kurum harçtan muaf olmakla harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 27,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3- Davacı tarafça dosyaya yapılan 1.181,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Davacı davada kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avanslarının taraflara iadesine,
Dair, işbu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflarca İstinaf yasa yoluna başvurulabileceğine, başvurunun hakim havaleli bir dilekçe ile gerekli harç ve giderlerin karşılanması koşuluyla mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere en yakın İş Mahkemesine veya bu sıfatla görev yapan Asliye Hukuk Mahkemesine yapılabileceğine dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2021”yazılmasına, ve kararın bu şekliyle DÜZELTEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.