Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10244 E. 2021/15430 K. 06.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10244
KARAR NO : 2021/15430
KARAR TARİHİ : 06.12.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının, davalılardan …’na ait halk otobüsünde şoför olarak, 16.04.1997-16.08.2001, 28.02.2002-01.06.2003, 01.02.2007-31.07.2008 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini talep ettiği davada, Mahkemece bozma sonrası kararında; davanın reddine, Davacının 16/04/1997 – 09/01/1998, 11/04/2000 – 30/04/2000 ve 06/09/2000 – 16/08/2001 tarihleri arasındaki tespit talebinin hak düşürücü süre yönünden, 28/02/2002 – 01/06/2003 ve 01/02/2007 – 26/12/2007 tarihleri arasındaki tespit talebinin kanıtlanamadığından reddine, 26/12/2007 – 31/07/2008 tarihleri arasındaki tespit talebinin, bu dönem çalışması bakımından davacının sigorta primlerinin davalı … tarafından eksiksiz yatırılması ve Kurum kayıtlarında çalışmasının eksiksiz yer alması nedeniyle, bu döneme ilişkin açılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Dairemizin 20.05.2019 günlü bozma ilamında; “Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde, … Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğünün 31.08.2010 tarihli cevabi yazısı ekinde; davacının çalıştığını iddia ettiği eski plakası …, yeni plakası …olan özel halk otobüsüne ilişkin işletme bünyesindeki kayıtların gönderildiği, 20.02.2003 günlü personel bildirim formunda, … plakalı otobüsün şoförünün … olduğu, 08.02.2008 günlü personel bildirim formunda ise, … plakalı otobüsün şoförünün … olduğu anlaşılmakla, davacının 28/02/2002 – 01/06/2003 ve 01/02/2007 – 31/07/2008 tarihleri arasındaki tespit talebi yönünden, anılan kayıtlar nazara alınmak suretiyle araştırma genişletilerek, toplanan kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.” hususlarına işaret edilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrası kararında; davacının hak düşürücü süreye uğramayan dönem içerisinde 28/02/2002-01/06/2003 tarihleri arasındaki dönem içinde 20/02/2003 tarihli personel bildirim formunda ve yine hak düşürücü süre içerisinde kalmayan 01/02/2007-31/07/2008 tarihleri arasındaki dönem içerisinde 08/02/2008 tarihi personel bildirim formunda ismi yer alsa da bu iki tarih haricinde davacının isminin yer aldığı herhangi bir personel bildirim formunun bulunmadığı, … İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’ne yazılan yazıya verilen cevapta davacı adına … plakalı sayılı aracın şoförü olarak kesilmiş herhangi bir trafik cezası olmadığı, sadece …plaka sayılı otobüsün şoförü olarak 31/12/2002 tarihinde kesilmiş 1 adet trafik cezasının bulunduğunun bildirildiği, …’a yazılan yazı üzerine gönderilen kredi kartı hesap dökümlerinin incelenmesinden yakıt harcamalarının davalıların aracı için yapıldığının kayıtlardan anlaşılmadığı gibi, harcamaların dönemsel olduğu, süreklilik taşımadığı, dava dilekçesinde talep konusu edilen ikinci dönem (28/02/2002-01/06/2003) içerisinde çalışıldığına dair 1 adet trafik ceza kaydı ve 1 adet personel bildirim formu haricinde delil bulunmadığı ve yine dava dilekçesinde talep konusu edilen üçüncü dönem (01/02/2007-31/07/2008) için ise 08/02/2008 tarihli 1 adet personel bildirim formu haricinde herhangi bir delil bulunmadığı, kaldı ki davacının dava dilekçesinde talep konusu yaptığı ikinci çalışma dönemi içerisinde 2003 yılı 2. ve 3. aylarında davacının dava dışı başka bir işveren bünyesinde sigortalılığının bulunduğu anlaşılmış, tüm açıklamalar doğrultusunda; davacı ile davalı … arasında akrabalık ilişkisinin de bulunduğu ve özel toplu taşım araçlarında personel eksikliği gibi nedenlerle geçici bir dönem için veya günlük olarak ikame şoför uygulamasının yaygın bir uygulama olduğu gerçeğinden hareketle davacının hak düşürücü süreye uğrayan talepler dışındaki 28/02/2002 – 01/06/2003 ve 01/02/2007 – 26/12/2007 tarihleri arasını kapsar süreler açısından beyanlarının çalışmanın fiili ve devamlı olduğu yönünden iddiayı ispatlamaya yeterlilikte bulunmadığı gerekçelerine dayalı olarak red kararının verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmiştir.
Mahkemece resen araştırma kapsamında iddia edilen dönemde söz konusu hatta davacı ile birlikte çalışan kayıtlı şoförler ile gerektiğinde işyerine komşu işverenlerin kayıtlarına geçmiş kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, hizmet döküm cetvelleri getirtilmeli, bilgi ve görgüsüne başvurulan tanık anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, çalışmanın şekli, niteliği, günlük ne kadar ücret karşılığında yapıldığı hususları belirlenmeli, işe giriş ve çıkış tarihleri hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmeli, davacı tarafından gösterilecek tüm deliller de toplanıp, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.