YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10307
KARAR NO : 2021/16308
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) …Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmak suretiyle, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.01.2010 ile 23.01.2012 tarih aralığında sauna, hamam mahiyetli işyerinde havlu yıkama, temizlik gibi işlerle iştigal ettiğini belirterek; hizmet tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar, …. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş olup; bozma ilamında, tanık …’ın davalı işyerine komşu işyeri bulunup bulunmadığının vergi kaydı sorularak araştırılması; davacının sauna/hamam salonunda havlu yıkama, temizlik yaptığı ve hizmet akdi ile çalıştığı iddiası karşısında, davalı işyerine spor/hamam/sauna vs. üyelik kaydı yapılıp yapılmadığının araştırılması, üyelik kayıtları olan kişilerin re’sen seçilerek beyanlarına başvurulması; öte yandan bordro tanık beyanlarının da alınması gerekliliği belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma sonrası verilen kararda; yalnızca davalı işyerinin vergi açılış kaydı ve kapsama alınış tarihleri göz önüne alınmak suretiyle davanın reddine dair karar verilmiş; bozma ilamının gerektirdikleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 10.11.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Yukarıda işaret edilen önceki ilamda da belirtildiği üzere; davalı işyerine spor/sauna/hamam vs. için üyelik kaydı yapılıp yapılmadığı araştırılarak, talep dönemi itibari ile üyelik kaydı yaptıran üyelerden re’sen seçilecek kişilerin çalışmaya ve süresine dair bilgi ve görgülerine başvurulmalı; öte yandan bordro tanıkları, kendilerinin de dönemleri tam olarak tespit edilmek suretiyle; kendilerinden önce ya da kendi dönemlerinde, davacının çalışması olup olmadığı yönünde bilgileri alınmalı; toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.