Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10610 E. 2021/16479 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10610
KARAR NO : 2021/16479
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararından sonra ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Kanun’un anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar: a) Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması, b) İşin işverene ait yerde yapılması, c) Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir. Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur.
5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde ise iş kazası,
“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c)Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay olarak tanımlanmıştır.
Olayın, işkazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanunun 4. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde mahkemece verilen hükmün eksik araştırmaya dayandığı ve ilgili kararı vermeye yeterli delil bulunmadığı görülmektedir. Dosyada bulunan tanık ifadelerinin soyut ifadeler taşıdığı gibi, davacının hastane evraklarının büyük bir bölümünde ve bilhassa olay gününe ait evraklarda kendisine “glokom” teşhisi konulduğu görülmekle, tanık ifadeleri arasında çelişkiler giderilerek iddiaya konu iş kazasının nerede, ne zaman ve nasıl olduğu netleştirilmeli, bu sebeple olay günü davalı işveren nezdinde çalışan bordrolu çalışanların davaya konu olayla ilgili ayrıntılı ifadeleri alınmalı, olay günü ve sonrasında sigortalının geçirdiğini iddia ettiği iş kazasıyla ilgili başvurduğu hastanelerdeki tüm tıbbi kayıtlar ve dosyada bulunan daha eski tarihli göz rahatsızlıkları ile ilgili tıbbi kayıtlar toplanıp, davacının işe girmeden önceki mevcut göz rahatsızlığı ile birlikte beraber değerlendirilmesi amacıyla konusunda uzman bir heyetten ayrıntılı bir bilirkişi raporu alındıktan ve belirtilen tüm bu delillerle birlikte yapılacak değerlendirme sonucu hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.