Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10790 E. 2021/16404 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10790
KARAR NO : 2021/16404
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi

Dava, davacının tarım sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum avukatınca istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı avukatı ve davalı Kurum avukatları tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili; müvekkili …’ın ekte sunmuş olduğu evraklardan da anlaşılacağı üzere uzun bir süre tütün ektiğini ve tarımla uğraştığını, 1995 yılından itibaren Ziraat Odası Kaydını yaptırdığını, ayrıca yine 1995 yılında işlemiş olduğu tütünleri Tekel Tütün İşletme Müdürlüğüne verdiğini ve kesinti yapıldığını, söz konusu kayıtları da ekleyip …’na müracaat ettiğini müracaat sonucunda davacının 01.04.2006 tarihinden itibaren sigortalılığının başlamış olduğunu, kurum tarafından gösterilen yazıda sigortalılığın 01.04.2006 tarihinden başlatıldığı, 1995 yılında yapılan kesintinin ve ziraat odası kaydının dikkate alınmadığının anlaşıldığını, resmi evraklarda 1995 yılında ziraat odası kaydının yapıldığı, tütün teslimi sebebi ile kesintinin yapıldığı çok net şekilde görüldüğünü, bu nedenle sigorta kaydının 1995 yılından itibaren başlatılmamasının açıkça yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle davacı …’ın 1995 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun”Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4. Maddesinin birinci fıkrasının 4 numaralı alt bendine göre tarımsal faaliyette bulunanlar bu kanuna tabi sigortalı sayıldıklarından kanunun 8. Maddesine gereğince ziraat odası tarım il /İlçe Müdürlüğü kayıtlarına istinaden davacının tarımsal faaliyette bulunduğu tespit edildiğinden 01.04.2006 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalılığının başladığını, 1995 yılına ait herhangi bir kesinti belgesinin kurumlarına intikal etmediğinden buna ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığını bu nedenle davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince, “Davacı vekilinin açmış olduğu davanın kabulüne, davacının 01.06.1995-31.03.2006 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği hususunun tespitine,” dair hüküm kurulmuştur.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince; davalı … vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; ….Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nden verilen 24.04.2019 tarih, 2018/378 Esas ve 2019/312 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; davacının 01.06.1995-31.12.1995 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davacının 1995 yılından 2014 yılına kadar aralıksız tarımla iştigal ettiğini, … A.Ş. kayıtlarında her ne kadar prim kesintisi gözükmese de söz konusu 1995 yılını takip eden ve 2006 yılına kadar devam eden süreçte (yıllarda) tütün satımının aralıksız yapıldığını, prim kesintisi yapılmasının kuruma ait olduğu bu hususta kaydın olmaması tütünün satılmadığı hususunu değiştirmediğini, bilirkişi raporunun usulüne uygun olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur
Davalı kurum vekili, davacının sigortalılık işlemleri ile ilgili olarak Kurumca yapılması gereken tüm işlemlerin yapılmış olduğunu, 1995 yılına ait kesintisini gösterir herhangi bir belge Kuruma sunulmadığı, bu yıllarda sigortalı olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, kurum işlemi yerinde olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Eldeki dosyada, …Genel Müdürlüğü A.Ş.’nin kesinti listesi belgelerinde, ilk kesinti tarihi olarak hem 02.05.1995 tarihi hem de 02.05.1996 tarihi görülmekle, öncelikle davacının tekele ilk defa ürün tesliminden dolayı tevkifat yapıldığı tarih açık ve net olarak sorulup çelişki giderildikten sonra, belirlenen tarihten sonra 2002 yılı hariç, ilk tevkifat tarihini takip eden yıllarda ve tescil tarihi olan 01.04.2006 tarihine kadar olan dönem içerisinde ürün tesliminin yapıldığı, yine 01.01.1995 tarihinden başlayan ziraat odası kaydının devam ettiği ve tarımsal faaliyetin mevcudiyetinin dosya kapsamından belirgin olduğu dikkate alınarak, ürün teslimatlarını da içerecek şekilde 01.04.2006 tescil tarihine kadar tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu gerektiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile sadece tevkifat tarihinin esas alınması isabetsiz olup,bozmayı gerektirmektedir..
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının kaldırılarak, Bölge Adliye Mahkemesince Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.