Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/1082 E. 2021/12453 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1082
KARAR NO : 2021/12453
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2019/128-2020/1488
İlk Derece
Mahkemesi : … 3. İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili; müvekkilinin davalılar murisi …’e ait işyerinde 25.01.2004 – 03.03.2010 tarihleri arasında devamlı ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili, davalıların murisi …’in 20.10.2014 tarihinde vefat ettiğini, davalıların mirası kayıtsız ve şartsız reddettiğini, mirasın reddi hususunun … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/939 Esas 2014/1036 Karar sayılı ilamıyla tescil edildiğini, müvekkilleri mirası reddettiğinden husumet ehliyetlerinin olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i Müdahil Kurumu Başkanlığı vekili, hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden çalışma olgusunun yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece Mahkemesi’nce, davanın kabulüne, davacı…T.C. Kimlik numaralı … sigorta sicil numaralı …’in kurumda tescilsiz “… (1232 Blok yanı Dolmuş durağı) … ” adresinde bulunan …’e ait lokanta işyerinde 25/01/2004- 03/03/2010 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle 2200 gün çalıştığı, bu çalışmalarının SGK’ ya bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili, dosyada tanık beyanlarının yanı sıra davacının iddialarını destekleyebilen nitelikte yazılı bir delil bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan alınan, resmi kayıt ve belgeler ötelenerek tanık anlatımlarına dayalı düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Mahkemece, resen araştırma ilkesi kapsamında, komşu işyeri bordro tanıkları veya komşu işyeri sahipleri tespit edilerek bunların ifadelerine başvurulmalı, vergi kayıtları getirtilerek beyanları denetlenmeli, komşu işyeri tanığının bulunmaması halinde ise çalışmanın geçtiği işyerinin sanayi sitesinde ve dolmuş durağına yakın olduğu anlaşılmakla, dolmuş durağında uyuşmazlık konusu dönemde çalışmaları kayıtlara geçmiş dolmuş şoförleri tanık sıfatıyla dinlenmeli, tanıkların hizmet döküm cetvelleri getirtilerek beyanları denetlenmeli, böylece çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer verilmeyecek biçimde tespit edilip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.