Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10969 E. 2021/16622 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10969
KARAR NO : 2021/16622
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılamada, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Asıl dava; 08.02.2009 tarihli iş kazası sonucu işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir, ödenen geçici işgöremezlik ödeneği ve yapılan tedavi masraflarının rücuan tahsili istemine, birleşen dava; 4/1-b sigortalısı olan kazalı işçiye bağlanan malullük aylığının peşin değerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bozma üzerine yapılan yargılamada; asıl davada … “işveren” olarak kabul edilerek bu davalı yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, … yönünden davanın reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen önceki karar dairemizin 07.10.2019 tarihli ilamıyla “Dosya kapsamına yansıyan kayıt ve belgelerle kazanın meydana geliş biçimi ele alındığında; … ile … arasında Asıl-Alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığı, …’un “İşveren”, …’in “3. Kişi” olarak sorumlulukları bulunduğu anlaşıldığından, bu çerçevede yeniden kusur raporu alınıp, …’in kusuru 3. kişi olarak irdelenmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.” gerekçesiyle bozulmasına rağmen, aldırılan hüküm vermeye elverişsiz ve yönetmeliğe yanlış anlam yüklenerek düzenlenen kusur bilirkişi raporunda; davalıların konumları irdelenmemiş, her ikisinin de kusurunun bulunduğu beyan edilmiş, bilirkişilik yönetmeliği gereğince kusurla ilgili bir belirleme yapılamayacağı ifade edilmiş, bunun üzerine mahkemece önceki aldırılan kusur raporunda kazalı sigortalıya %40, davalı …’a bağımsız işveren olarak %60 kusur veren bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir.
Yargıtay’ın bozma ilamına uyulması durumunda, bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve Mahkeme bu kararından dönemeyeceği gibi bozma ilamı doğrultusunda işlem yapmak zorundadır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “usulî kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamakta ise de, bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usûl işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Nitekim; Hukuk Genel Kurulu’nun 18.10.1989 gün 541-534, 21.02.1990 gün 10-117; 07.10.1990 gün 439-562; 19.02.1992 gün 635-82; 23.02.1994 gün 936-94; 03.03.2010 gün ve 2010/12-81-118; 27.09.2006 gün ve 2006/19-635 Esas 2006/573 Karar; 15.10.2008 gün ve 2008/19-624 Esas 2008/632 Karar ile 17.02.2010 gün ve 2010/9-71 Esas 2010/87 Karar sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda; dairemizin uyulan bozma ilamındaki gerekçelere göre, davalı …’un işveren, davalı …’in 3. kişi olarak sorumlulukları olduğu gözetilerek kusur raporu alınıp, bu çerçevede bir değerlendirme yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Mahkemece, yukarıda yazılı hususlar ile teknik olarak kazanın değerlendirilmesinin uzmanlık gerektiren bir husus olduğu gözetilerek, işverenin ve 3. kişinin iş kazasının meydana gelmesinde hangi tedbirleri almadığı, hangi davranışlarının kazaya sebebiyet verdiğini belirleyen hüküm kurmaya elverişli yeni bir kusur raporu alınmalı, işverenin 5510 sayılı Yasanın 21/1, 3. kişi…’in 5510 sayılı Yasanın 21/4 hükmüne göre sorumluluk miktarı da belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
O halde, davacı ve davalılardan … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgili kişiye iadesine,
27.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.