Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/11140 E. 2021/16681 K. 27.12.2021 T.
Yayınlanma Tarihi: 04.02.2024 00:43
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11140
KARAR NO : 2021/16681
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, trafik iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ve tedavi giderinin 506 sayılı Yasanın 26. maddeleri gereğince davalılardan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesinin birinci fıkrasında işverenin sorumluluğu, ikinci fıkrasında ise üçüncü kişilerin sorumluluğu düzenlenmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 332/1'inci maddesinde belirtilen işçi - işveren arasındaki akde aykırılık eylemleri ve bu çerçevede maddenin 2'nci fıkrası gereğince işverenin akde aykırı davranışları (işçi sağlığı ve iş güvenliğinin gerektirdiği önlemlerin alınmaması vs.) sonucu 26/1'inci maddeyle yapılan ilişkilendirme ile bir bakıma akde aykırı hareketten doğan tazminat davaları hakkındaki hükümlere tabii olmakla; zamanaşımının, işverenler açısından uygulanması gereken Borçlar Kanununun 125'inci maddesine göre on yıl olduğu belirtilmelidir.
506 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesinde üçüncü kişiler aleyhine açılan rücu davalarının tabi olduğu zamanaşımı süresine ilişkin açık hüküm bulunmamaktadır.
Üçüncü kişi ile sigortalı arasında akdi bir ilişki söz konusu değildir.
Üçüncü kişi durumunda bulunan davalı ... ile sigortalı arasında, hizmet akdinden doğan bir ilişki söz konusu olmadığı gibi, sorumluluğun temelini haksız fiil teşkil ettiğinden, zamanaşımı süresinin olayın trafik-iş kazası olması nedeni ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi hükmüne göre belirlenmesi gerekir. Söz konusu maddeye göre, zamanaşımı süresi faile ve zarara ıttıla tarihinden itibaren 2 yıl ve her halükarda, olay tarihinden itibaren 10 yıldır.
Borcu ortadan kaldırmamakla birlikte yerine getirmekten kaçınma yetkisi veren zamanaşımı defi, ancak bunu ileri süren taraf yönünden sonuç doğurmakta olup, bir başka anlatımla, mahkemece kendiliğinden gözetilemeyen ancak yasal süre içerisinde ileri sürüldüğü takdirde değerlendirilmesi gerekir ve başlangıcı da; “zarar ve faile ıttıla” tarihidir. Bilindiği üzere zarar ve faile ıttılanın birlikte gerçekleşmesi gerekir ve sadece birinin gerçekleşmesi zamanaşımı süresinin başlaması için yeterli değildir. Zarara ve faile ıttıla, Kurumun yetkili organının ıttılaı olduğundan, zararın ıttıla tarihi sigortalı ya da hak sahibine bağlanan gelirler yönünden tahsis onay tarihi, masraf ve ödemeler yönünden sarf ve ödeme tarihidir. Faile ıttılanın ise özel bir duyarlılıkla araştırılıp incelenmesi gerekmektedir. Uygulamada, devam eden ceza davasında verilen mahkûmiyet kararının kesinleştiği tarih (hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde bu kararın kesinleşme tarihi), Kurum sigorta müfettişi veya Çalışma Bakanlığı iş müfettişi raporunun Kurumun yetkili makamlarına intikal tarihi ya da ilk rücu davasının açıldığı tarih, faile ıttıla tarihi olarak kabul edilmektedir.
Sigorta şirketinin ...tarihli cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunduğu, ıslaha yönelik zamanaşımı def'inin bulunmaması dikkate alınarak öncelikle dava dilekçesinde davaya konu 5.000TL tutarın tedavi gideri dışında ne kadarının geçici iş göremezlik ödemesine ilişkin bulunduğu davacı kurumdan sorulup belirlenmeli, geçici iş göremezliğin ödendiği her bir ödeme dönemi yönünden zamanaşımının geçip geçmediği değerlendirilmeli, bu şekilde zamanaşımına uğrayan miktar tespit edilmeli, davalı ...'in %100 kusurundan davalı ... de sorumlu olduğundan, tamamı ... TL olan geçici iş göremezlik ödeneğinden zamanaşımına uğrayan tutar mahsup edilerek ve sigorta şirketinin poliçe limiti de gözetilerek %100 kusur karşılığından sorumlu olacağı gözetilmeli, ayrıca usulü kazanılmış haklar gözetilmelidir.
Rücu davalarında faiz başlangıcı, gelir ve sosyal yardım zammı ödemesi yönünden onay, giderler yönünden sarf ve ödeme tarihleridir.
Yargılama giderlerine ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesine göre, Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Diğer yandan, ... yönünden faiz başlangıcının her bir geçici iş görmezlik ödeneğinin ödendiği tarih olacağının gözetilmemesi, dava dilekçesinde açıkça müşterek ve müteselsil sorumluluktan söz edilmiş ve davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunulmuş olması karşısında mahkemece hükümde yargılama giderlerinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup,bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ...gününde oy birliğiyle karar verildi.