YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11373
KARAR NO : 2023/4022
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/314 E., 2021/1302 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/51 E., 2019/402 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının İsviçre’deki çalışmaları nedeniyle prim transferi talebi üzerine transfer edilen primlerden 52.802,49 CHF tutarının kendisine iade edilirken, borçlanılmayan sürelere karşılık gelen 100.857.46 CHF’sinin Kurum tarafından alıkonulduğunu, daha önce borçlanma ile bağlanan aylıkların bu primler ile artırılarak, ek karar işlemi uygulandığını, davacıya bağlanan ilk aylığın 2015 yılına ait olduğunu, aylık hesaplamalarına esas alınan dönemlerin 1999 yılı ve öncesinde A1, 2000-30.09.2008 tarihleri arasında A2 ve bu dönemden sonra B aylık dönemleri olduğunu, A1 aylık döneminde 506 sayılı yasanın Ek Madde 14 A-b ve diğer hükümlerinde gösterge tablolarına 1995-1999 kazançlarının esas alınacağının belirtildiğini, 1995 yılı öncesi kazançların gösterge rakamı bakımından asgari veya üzerinde olmasının öneminin bulunmadığını, Kurum tarafından 01.10.1980 – 31.12.1980, 21.07.1981 – 29.07.1987 ve 01.01.2000 tarihleri arasında borçlanılmayan süreler için transfer edilen primlerin aylıkta değerlendirildiğinin bildirildiğini, ancak asgariyi geçen prim karşılıklarının aylığa yarar sağlamaması halinde iadesini öngören Türkiye-İsviçre Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 10. maddesine göre yarar sağlamayan primlerin iadesi taleplerinin kabul edilmediğini belirterek, gösterge sisteminden aylığı hesaplanan davacının 1999 yılı öncesi dönemden son 5 yıl kazanç dışında kalan 01.10.1980 – 31.12.1980 – 21.07.1981-29.07.1987 dönemlerinde asgari kazançtan fazlası tutarlara karşılık gelen transfer edilen primlerin CHF olarak kabul edilmemesi halinde transfer tarihindeki TL olarak şimdilik 1.000 CHF (5.290,00 TL) olarak aynen döviz olarak aksi halde dava tarihindeki değeri ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; davacının huzurdaki davasının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, yapılan Kurum işlemlerinde iptale konu bir husus bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının transfer edilen primler nedeniyle alacağı olup olmadığının ve miktarının anlaşmazlık konusu olduğu, yurtdışından transfer edilen prim tutarlarından 3201 sayılı Kanuna göre borçlandıkları yurtdışı hizmet süresine isabet eden miktarının sigortalıya ödenmesi gerekmekte ise de, borçlanılmayan yurtdışı hizmet sürelerine isabet eden miktarın ise; ancak sigortalıya sosyal güvenlik açısından bir yarar sağlamaması halinde sigortalıya iadesinin gerektiği, İsviçre-Türkiye Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 10/a-3 maddesinde “Primler Türkiye Sosyal Sigortalar Kurumuna transfer olunur ve bu kurum primleri Türk mevzuatına göre yetkili sigorta kuruluşuna intikal ettirir. Bu primler ve bu primlere ilişkin süreler bir Türk aylığına hak kazanmada ve bu aylığın hesabında, Türk primlerine ve sürelerine muadil sayılır. Transfer olunan primlerden Türk emeklilik sigortası çerçevesinde sigortalı veya hak sahibi yararına hiç bir menfaat sağlanmıyorsa, anılan yetkili kuruluş transfer edilmiş olan primleri ilsili kimselere öder” hükmünün yer aldığı, Transfer edilen primlerden borçlanılmayan sürelere ilişkin kısmının Kurum tarafından davacıya ödenmeyerek, bağlanan aylığın hesabında değerlendirilmesi işleminin, 3201 sayılı yasaya göre bir borçlanma işlemi olmadığı, İsviçre’de geçen hizmetlerin Türkiye’de geçmiş gibi değerlendirilmesi işlemi olduğu, İsviçre’de ödenen primlerin de Türk primlerine muadil sayılması gerektiği anlaşıldığından, sözleşme hükmü gereğince İsviçre’de ödenen primlerin Türk primlerine muadil sayılması karşısında, transfer edilen primlerin bölünerek, asgari prime esas kazancı aşan kısmının davacıya iadesinin mümkün bulunmadığı gerekçelerine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; özetle; yerel mahkemece davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak, yarar sağlamayan primlerin iadesini öngören ve uluslararası norm olması nedeni ile bağlayıcılığı bulunan ikili sözleşmenin 10 uncu maddesi gereğince aylık miktarına etki etmeyen asgariden fazlası tutarlar için alıkonan primlerin iadesi istemi yönünde kararın değiştirilmesine karar verilmesi gerektiğini beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde; Sosyal Güvenlik Sözleşmeleri ile transferi sağlanan primlerin sigortalı ya da hak sahiplerine iadesinde; bu primlerden, Türk Sosyal Güvenlik Kanunları çerçevesinde, Sosyal Sigorta yardımlarından yararlanmada menfaat sağlanamaması esasına dayalı koşullar aranmıştır. İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, davacı hakkında davalı Kurum’ca transfer edilen primlerin aylığında değerlendirildiği ve miktarına da yansıtıldığı görülmekle, kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İsviçre’den transfer edilen primlerin müvekkiline bağlanan yaşlılık aylıklarında talep edilen dönemlere asgari prime esas kazanca göre hesaplanacak borçlanmaya göre maledilip mahsup edilerek bakiye kısmının iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 3201 sayılı Kanun 10uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.