Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/11752 E. 2021/17002 K. 30.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11752
KARAR NO : 2021/17002
KARAR TARİHİ : 30.12.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, 15.08.2004-22.08.2009 tarihleri arasında geçen hizmet süresinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, (kapatılan) Yargıtay 21. Hukuk Dairesi bozma kararına uyarak ilamında belirtildiği şekilde “davalılar aleyhine açılan davanın reddine” karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanununun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.
Somut olayda, davacının işveren aleyhine açtığı işçilik alacakları istemli davada, davacının 15.08.2004-22.08.2009 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplama neticesinde işçilik alacaklarına hükmedildiği, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 25.03.2015 tarihinde onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılması gereken, kesinleşen işçilik alacaklarına ilişkin dava her ne kadar kesin delil değilse de güçlü delil teşkil ettiği kabul edilerek ihtilaf konusu tüm dönem yönünden davalı işyerinin büro bölümünde davacının çalışmalarını bilebilecek nitelikteki çalışanlar davacıdan sorularak bu kişilerin tanık olarak çalışmanın gerçek ve fiili çalışmaya dayanıp dayanmadığı, kısmi süreli olup olmadığı yönünde beyanlarına başvurulmalı, gerektiğinde ihtilaf konusu dönemde komşu işyerleri sahipleri ile çalışanları Sosyal Güvenlik Kurumu, Vergi Dairesi, Emniyet Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı marifetiyle belirlenerek bu kişilerin de beyanlarına başvurulmalı, çalışmanın kısmi süreli çalışma olduğunun anlaşılması halinde; gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle, hükme konu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve yedi buçuk saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu saptanarak sigortalılık süresinin tespitine karar verilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.04.2011 gün, 21-130-256 sayılı Kararı).
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.