Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/11905 E. 2022/80 K. 10.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11905
KARAR NO : 2022/80
KARAR TARİHİ : 10.01.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan … ile Üyeler …, … ve …’nın oyları ve oy çokluğuyla,
10/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, hizmet tespiti davasında davanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının uygulanıp uygulanmayacağı” noktasında toplanmaktadır.
2.Somut uyuşmazlıkta davacı, davacı vekili dava dilekçesi ile 03.09.2007-31.05.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akdine dayalı geçen çalışmalarının tespitini talep etmiş, ancak 28.09.2015 havale tarihli dilekçe ile 27.07.2003-05.01.2005 ila 03.09.2007-31.05.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının da tespitini istediğini ve talebini bu şekilde düzelttiğini beyan ederek talebini genişletmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesi genişletilen talebin kabul edilmesi üzerine kapatılan Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2016/11736 Esas 2018/1939 Karar nolu ilamı ile “davacının talebini genişletmesi için usulüne uygun harcı yatırılmış bir ıslah dilekçesi ile mümkün iken bu kanunun gereklerine uyulmadan karar verilmesi bozmayı gerektirdiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma sonrası mahkemece bozmaya uyulmuş ve davacının 25/07/2003-05/01/2005 tarihleri arası döneme ilişkin ıslah talebinin reddine karar verilmiş ve kararın temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile karar onanmıştır.
5.Sosyal Güvenlik Hakkının niteliği: Anayasa’nın 60. maddesi uyarınca “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar”. Belirtmek gerekir ki; Sosyal devlet olmanın bir gereği ve sonucu, sosyal güvenlik hakkının tüm bireylere sağlanması ve güvence altına alınmasıdır. Sosyal güvenlik hakkı vazgeçilmez bir anayasal haktır ve kamu düzenindendir. Hizmet tespiti, prime esas kazancın tespiti ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığı, bir sosyal güvenlik hakkıdır. Ayrıca vazgeçilmez olan bu hakkını kendisi kısıtladığı ve uzun süre sonra bu hakkı istemesinin dürüstlük kuralına aykırı davranış olduğu ileri sürülemez.
6.Sigortalı bu haktan vazgeçemeyeceğinden, açtığı davadan feragat edemez, davalı işvereninde bu kapsamda davayı kabul etmesinin de sonuca etkisi yoktur. Feragatin, kabulün ve en önemlisi kesin delil niteliğinde olan ikrarın dikkate alınmadığı bu davada, resen araştırma ilkesi geçerlidir.
7.Re’sen araştırma ilkesinin uygulama alanı bulduğu ve hâkimin verdiği hükme esas teşkil edecek olan dava malzemesinin toplanması ile görevli olduğu davalarda, iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağı uygulanmaz (Abdurrahim Karslı, Medeni Muhakeme Hukuku, 4. Baskı, …, 2014,I, s. 469. Bu konuda ayrıca Bkz Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.II, 6. Baskı, …, 2001, s.1732; Hakan Pekcanıtez/Oğuz Atalay/ Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku, 14. Baskı, …, 2013, s.366).
8.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun öngördüğü yasal düzenlemeler gereğince, yazılı ve basit yargılama usulünde iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağının farklı zamanlarda başlıyor olması, re’sen araştırma ilkesinin söz konusu olduğu uyuşmazlıklar bakımından, hangi yargılama usulü uygulanırsa uygulansın herhangi bir değişikliğe sebep vermeyecek ve iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağı uygulanmayacağından bahisle, yargılamaya yeni vakıaların getirilmesi mümkün olabilecektir(Özmumuc, Seda. Türk Hukukunda Yargıtay Kararları Işığında Re’sen Araştırma İlkesi. S.D.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi Mihbir Özel Sayısı. s: 145 vd.).
9.Bu maddi ve hukuki olgulara göre resen araştırma ilkesine tabi hizmet tespiti davasında davanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı uygulanmayacağından, davacı vekilinin ara kararı ile açıklattırıldığı tarihler olan 27.07.2003-05.01.2005 tarihleri için hizmeti yönünden deliler değerlendirilerek karar verilmesi gerekecektir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. Çoğunluğun usule aykırı onama kararına bu nedenle katılınmamıştır.