Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/11938 E. 2021/16290 K. 20.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11938
KARAR NO : 2021/16290
KARAR TARİHİ : 20.12.2021

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının kendisine ait … /… adresinde bulunan yazlığında, dava dışı …’ın sigortasız çalıştırıldığından bahisle, 11/10/2012 tarihli Sosyal Güvenlik Denetmen raporuna istinaden, 25/09/2011-01/09/2012 tarihleri arasındaki borç dönemine münhasır prim borcunu ve idari para cezalarını ihtiva eden eden 2005/011536-011537-011538-011539 takip nolu ödeme emirlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespitini talep ettiği davada, Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile davalı kurumun davacının sigortasız işçi çalıştırdığından bahisle tahakkuk ettirdiği idari para cezalarına ait 2015/011536-011537-011538-011539 Takip no.lu ödeme emirlerinin iptali ile davacının davalı kuruma prim borcu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.
5510 sayılı Yasanın 86. maddesinde ”Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Davaya konu somut olayda; uyuşmazlık, dahili davalı …’ın davacıya ait işyerinde çalışıp çalışmadığı ve çalıştığına ilişkin kurum tespitinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece verilen kararın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için,bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Mahkemece, davalı …’ın, davacı yanında çalıştığını iddia ettiği, … /… adresinde bulunan … sitesinde kat mülkiyeti oluşturulup oluşturulmadığı araştırılmalı, şayet Kat Mülkiyeti Kanununa göre usulünce seçilmiş yönetici veya yönetim kurulu varsa, site yönetimine ait karar defterleri , gelir-gider defterleri ile diğer resmi belgeler dosya içerisine alınmalı, talep edilen dönemde anılan sitede uzun yıllar oturan ev sahipleri ve kiracılar ile komşu malikler ve yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar dinlenilmeli, tarafların gösterdikleri tanıklar haricinde re’sen seçilecek kişiler tanık olarak dinlenmeli, tanıkların konu hakkında ayrıntılı beyanlarına başvurulmalı, davalı …’ın bekçilik faaliyeti kapsamında hangi işleri yaptığı, çalışmanın varlığı, niteliği ve süresi açıkça belirlenmeli, bağımlı bir hizmet ilişkisinin varlığının tespiti halinde, işverenlik sıfatının tam olarak kime ait olduğu, davacının bu sıfata haiz olup olmadığı, açık ve net bir şekilde belirlendikten sonra, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.