YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12027
KARAR NO : 2022/46
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : … 2. İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı … davalılardan … Yapı ve Mimarlık Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı … davalı … Yapı ve Mimarlık Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı Kurum, 22.07.2013 tarihli iş kazasında sürekli işgöremez duruma giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelir, ödenen geçici işgöremezlik ödemeleri ve yapılan tedavi giderleri nedeniyle oluşan kurum zararının rücuan tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davacının davasının davalılar … şirketi ve … Yapı şirketi yönünden kabulü, davalı … şirketi yönünden reddi ile
1-) Toplam 86.315,77-TL kurum zararından; 79.499,87-TL peşin sermaye değerinden kaynaklı ödemenin gelir bağlama onay tarihi olan 24/03/2015 tarihinden, 3.051,79-TL geçici işgöremezlik ödeneğinin her bir ödeme tarihinden, 3.764,11-TL tedavi giderinin sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … şirketi ve … şirketinder müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-) Kurum zararından davalı … şirketinin sorumluluğu bulunmadığın bu şirket yönünden talebin reddine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davacı Kurum ile davalı … Yapı ve Mimarlık Tic. Ltd. Şti.’nin istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı Kurum vekili; Göker Gıda … A.Ş.’nin asıl işveren olup bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, Davalı … Ltd. Şti. vekili; kendilerinin doğrudan bir kusurlarının bulunmadığı, sigortalı ve 3.kişilerin ağır kusurlu oldukları, BK 43 ve 44. maddeler gereği indirim yapılması gerektiği, hükmedilen miktarın ve belirlenen sürekli işgöremezlik oranının fahiş olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava; 22.07.2013 tarihli iş kazası sonucu sürekli işgöremez durumuna giren sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir, ödenen geçici işgöremezlik ödemeleri ve yapılan tedavi giderleri nedeniyle oluşan kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı yasanın 21. ve 76. maddeleridir.
1- Rücu davaları kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusuru olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığında sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğu, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, bu davalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, güncel mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir.
Eldeki davada, kazalı sigortalının davalı işyerinde çalışmakta iken başka bir işçinin kullandığı testerenin kesmiş olduğu malzemeden bir parçanın fırlayarak gözüne çarparak yaralanmasına sebep olan olayda kazalandığı, olayın iş kazası olduğu, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur raporunda, meydana gelen olayda %60 oranında davalı alt işveren … İnş. Ltd. Şti. ve %40 asıl işveren … Ltd. Şti.’nin kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiş, ancak davalı … şirketine yasa ve mevzuata hangi aykırı hareketinden dolayı kusur verildiği denetime elverişli şekilde belirlenmediği gibi testereyi kullanan diğer çalışan işçinin 3.kişi kusuru kapsamında kusur durumu irdelenmemiştir.
3. kişinin kusurunun varlığı halinde hükmü temyiz eden … şirketinin kusur durumu ve sorumluluk miktarı bundan etkileneceğinden, testereyi kullanan 3. kişinin kusur durumunun da irdelendiği, 2Kent şirketine yasa ve mevzuat kapsamında somut olarak hangi sebeplerle kusur verildiğini denetime elverişli şekilde tespit eden yeni bir bilirkişi raporu alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmlidir.
2- 5510 sayılı Yasanın 21. maddesine göre “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” hükmü karşısında, ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır.
Meydana gelen iş kazası sonucu kazalı işçinin %48,2 oranında sürekli iş göremez olduğu rapor edilmişse de mahkemece gerçek zarar hesabı yaptırılmış, ancak meslekte kazanma güç kaybı oranının % 60’ın altında kaldığı durumlarda, sigortalının işgöremezlik oranına bağlı olarak emsallerine göre daha fazla çaba harcamak suretiyle de olsa, çalışmasını sürdürüp yaşlılık aylığına hak kazanması mümkün bulunduğundan, 60 yaş sonrası pasif dönem için zarar hesabı yapılmasına olanak bulunmadığı gözetilmeden pasif dönem hesabı da yapılmak suretiyle hesaplanan miktar üzerinden hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir, ancak hükmü temyiz etmeyenler yönünden davacı kurumun kazanılmış hakları gözetilmelidir.
O halde, davacı … davalılardan … Yapı ve Mimarlık Tic. Ltd. Şti. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 10.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.