YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13087
KARAR NO : 2023/1667
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/211 E., 2021/1364 K.
DAVACILAR :1-… 2-… 3- …,…MÜTEVEFFA : …
DAVA TARİHİ : 16.03.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/84 E., 2020/175 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadıklarının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; davalı Kurumca kesintiye uğratılan gelirlerin kesilme tarihi itibariye yasal faizi ile birlikte, tekrar bağlanarak ödenmesine, kesilme tarihi itibariyle dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla ödenmesine ve davalı Kurumca taraflarına çıkarılan borç miktarları kadar borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalı SGK tarafından 9/82511 tahsis numaralı iş kazası nedeniyle aylık bağlanmasına yönelik dosya ile yersiz ödeme nedeniyle;
-Davacı …’tan geri istenen 87.403,31 TL’nin 1.979,88 TL’sinden sorumlu olmadığının,
-Davacı …’tan geri istenen 42.510,89 TL’nin 978,30 TL’sinden sorumlu olmadığının,
-Davacı … TOK’tan geri istenen 42.510,89 TL’nin 978,30 TL’sinden sorumlu olmadığının,
– Davacı … TOK’tan geri istenen 42.510,89 TL’nin 978,30 TL’sinden sorumlu olmadığının, tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, yapılan kesinti kadar ödeme ve yeniden kesinti olmaksızın ödeme taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar istinaf başvuru dilekçelerinde; davanın tamamen kabulü yerine kısmen kabul kısmen red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit tarihi olarak 21.10.2017 tarihi esas alınması gerekirken 15.12.2017 tarihinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, Mahkemenin çelişkiyi gidermeden karar verdiğini, Mahkemece verilen red kararının miktarının 214.935,98 TL olduğu dikkate alınarak Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
“Yerel mahkemece, taraflar arasında müteveffanın aylık ortalama kazancına yönelik olarak ihtilafın bulunmadığı değerlendirilerek davacı hak sahiplerinin gerçek hakedişlerinin, ödenen miktarların ve yersiz ödenen miktarların tablo halinde gösterildiği belgeler üzerinden hesap incelemesi yapıldığı, alınan bilirkişi raporlarına davacı yanca itiraz edilmediği, bilirkişi raporundaki tespitlerin davacı yan bakımından kesinleştiği anlaşılmıştır. Ayrıca davacılar istinaf başvurularında istinaf sebep ve gerekçelerini açıklamadıklarından kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacıların istinaf başvurularının ayrı ayrı reddinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı kurum vekilinin istinaf sebepleri bakımından; mahkemece tespit tarihi 15.12.2017 tarihi olarak kabul edilerek 5510 sayılı Kanun’un 96/b maddesi uyarınca tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık döneme tekabül edecek şekilde her bir davacı yönünden ayrı ayrı yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulduğu, davalı kurumca tespit tarihinin 21.10.2017 olarak kabul edilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de, buna dayanak bir belge dosyaya sunulmadığı gibi kurum kayıtlarında da tespit tarihinin 15.12.2017 olarak gösterildiği, davanın tespit nevinden olması dikkate alındığında Kurum lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair istinaf sebeplerinde de isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır” gerekçesine dayalı olarak tarafların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde yer alan itirazlar yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olunmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 5510 sayılı Kanun’un 96 ıncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, temyiz edenin sıfatına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…