Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/13186 E. 2023/5117 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13186
KARAR NO : 2023/5117
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2000 E., 2021/1693 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/146 E., 2020/613 K.

Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalılardan Serkan İnşaat çalışanı olarak … Bölge Adliye Mahkemesi binasının tadilat ve dönüştürme işinde çalışır iken 14.03.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucunda yaralandığını belirterek ileride tam olarak belirlendiği takdirde arttırılmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile, davacının yaşadığı depresyon, tedavi süreci sebebiyle aile hayatı ve günlük yaşantısının zor duruma düştüğünü, bu sebeple manevi ızdırabın bir nebze de olsa giderilebilmesi amacıyla 80.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … İnşaat Taah. Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi vekili, davacının davadan feragat ettiğini, davanın feragat nedeniyle reddini talep ettiklerini, dava konusu olayın tamamen işçinin kusurundan meydana geldiğini, davacı işçinin kendi güvenlik önlemlerini almadığını, şantiye sorumlusu tarafından yapılan uyarılara riayet etmediğini, ortaya çıktığı iddia edilen durumdan davacının sorumlu olduğunu, davacının olaydan sonra da davalı şirket adına çalışmaya devam ettiğini, davanın maddi zararının nelerden ibaret olduğunun ispatlanması gerektiğini, SGK ve sosyal güvenlik kuruluşları tarafından yapılan bir ödeme olması halinde bu ödemenin tenkisinin gerektiğini, davalının olayda bir kusuru olmadığından manevi tazminat talebinin yersiz olduğunu, talebin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. … vekili, davacı ile davalı arasında hizmet akdi bulunmadığını, davalı yüklenici ile Bakanlık arasında alt ve üst isveren ilişkisi bulunduğunu kabul etmediklerini, olay tarihinden dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının maddi zararının bulunmadığını düşündüklerini, manevi tazminat olarak talep edilen miktarın ise davacının sosyal ve ekonomik durumunun araştırılarak maneviyatındaki eksilmenin mahkemece gözönüne alınmasını talep ettiklerini belirterek davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince “Davanın KISMEN KABULÜ ile;

1-227.147.06 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … İnşaat Taahhüt Tic. Sanayi A.ş’den alınarak davacıya verilmesine,

2-80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … İnşaat Taahhüt Tic. Sanayi A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine,

3-Adalet Bakanlığına karşı açılan davanın REDDİNE, “dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; …’nın kazadan sorumlu olmadığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, sözleşmede idare tarafından görevlendirilen Yapı Denetim Görevlisinin denetimi altında işin yapılacağının öngörüldüğünü, yeterli güvenlik tedbirlerini almayan ve iş vereni denetlemeyen davalı idarenin kusurunun bulunduğunu, davacıya atfedilen %20 kusur oranının da hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Somut uyuşmazlıkta; işin … Bölge adliye Mahkemesi binasının onarım ve dönüşüm işi olduğu, davalı … İnşaat Anonim Şirketi ile diğer davalı … arasında imzalanan ve dosyaya sunulan sözleşme kapsamına göre, ihale konusu işin anahtar teslimi iş olduğu, ihale makamıı olan Adalet Bakanlığının asıl işverenlik sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından, bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.

2-Taraflar arasında kusur durumu çekişmelidir. Somut olayda; kurum tarafından düzenlenen denetim raporunda davacıya %30, davalı şirkete %70 oranında kusur verildiği, dosya kapsamında alınan raporda ise davacıya %20, davalı … İnşaat Anonim Şirketi’ne %80 oranında kusur izafe edildiği görülmektedir. Kurum tarafından düzenlenen denetim raporunda belirlenen kusur durumu ile dosya kapsamında alınan raporda belirlenen kusur durumu farklılık içermekte ise de dosya kapsamında alınan raporda davacının kusur oranının azaldığı, davalının istinaf talebi bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, belirlenen kusur durumunun davacı lehine olduğu, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesinin bu nedenle gerekli olmadığı, kaldı ki davacıya %20, davalı … İnşaat Anonim Şirketi’ne %80 oranında kusur izafe edilmesinin de olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla;…
” gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına maruz kalan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.