Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/13235 E. 2023/867 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13235
KARAR NO : 2023/867
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2529 E., 2021/2434 K.
DAVA TARİHİ : 26/05/2016
HÜKÜM : Davalının davasının esastan red, davacının davasının kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 15. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/311 Esas- 2018/181 Karar

Taraflar arasındaki iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kısmen kabul ve redde dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait iş yerinde makine operatörü olarak çalıştığını, aylık 2.000,00 TL net ücret, ücrete ek olarak asgari geçim indirimi (AGİ), ikramiye, prim, çocuk parası, yakacak parası, yemek, servis, sosyal haklar ve bir kısım sendikal haklar karşılığı çalıştığını, davacının 09.06.2014 tarihinde davalı işyerinde çalışırken kullandığı enjeksiyon makinesine elini kaptırdığını ve ağır şekilde yaralandığını, iş kazası neticesinde davacının elinin komple kalıp arasında kaldığını ve sıkışarak ezildiğini, davacının maruz kaldığı kaza nedeniyle iki parmağını kaybettiğini, davacının kaza neticesinde eski fiziki ve psikolojik sağlığını kaybettiğini, ve %27 oranında malul kaldığını, çalışma gücünü kısmen kaybettiğini, davacının çalışırken davalı işverenin gerekli emniyet tedbirlerini almaması nedeni ile iş kazasına maruz kaldığını, davacının gerek maddi ve de gerekse manevi ciddi kayıp yaşadığını, davacının kasadan dolayı sakatlık durumu/kalıcı iş gücü kaybının, hayatının sonuna kadar kendisini etkileyeceğini, davacının kazanın kusur ve durumunun sabit olduğunu bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 100.000,00 TL’nin iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 132.052,66 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı Yakup Kaya vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 09.06.2014 tarihinde enjeksiyon makinesinde çalıştığı sırada dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucu enjeksiyon makinesine ayar yaparken üzücü kazanın gerçekleştiğini, bu olaydan sonra vakit geçilmeden en yakın hastaneye götürüldüğünü, gerekli tedavilerin yapıldığını, davacıya izin verildiğini ve davacının çalışmak istediği zaman hemen çalışmaya başlatıldığını, iş akdinin sonlandırıldığı 16.05.2016 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacının 09.04.2014 tarihinde enjeksiyon makinesinde çalıştığı sırada dikkatsizliği ve özensizliği sonucu makineye ayar yaparken kalıpla mapa arasına takoz koymaması sebebiyle iki elini sıkıştırdığını, davacının iş sağlığı ve güvenliğine uygun hareket etmediğini, davacının dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeplerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespiti için bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %80, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş olup, … 19. İş Mahkemesine ait (Rücu Dava Dosyası olan) 2016/360 Esas sayılı dosyada alınan kusur raporundaki gerekçeler, SGK tarafından düzenlenen soruşturma raporundaki gerekçeler birlikte değerlendirildiğinde alınan bilirkişi raporunda kusur oranları ve gerekçelerin uygun olduğu, Kazanın meydana gelmesinden sonra davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişiden alınan raporda davacının maddi tazminat miktarının 132.052,66 TL olduğu tespit edilmekle bu maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, manevi tazminat istemi ile ilgili 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ıncı maddesi ile 22.06.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek iş kazasında davalının %80 oranında kusurlu olduğu ve davacının %26,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı dikkate alınarak 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; müvekkilinin %26,20 oranında sürekli iş göremezlik oranı, davalının %80 oranındaki kusuru dikkate alındığında tayin edilen manevi tazminat miktarının eksik ve hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 50.000,00TL manevi tazminat isteminin tamamın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; ilk derece mahkemesinin hükme dayanak yaptığı kusur oranlarını belirleyen bilirkişi raporu mahallinde keşif yapılmamış olması nedeniyle afaki ve dayanaksız olduğunu, kaçınılmazlık unsurunun göz önüne alınmadığını, 03.07.2017 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak kesinleşmemiş bu rapor üzerinden yapılan hesaplamaların da hatalı olduğunu, maddi tazminat hesaplamasının fahiş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, manevi tazminat miktarının ise Yargıtay içtihatları doğrultusunda fahiş olarak belirlendiğini, SGK taraf olarak gösterilmeksizin davanın sonuçlandırılmasının fiilen mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına, hükme dayanak alınan bilirkişi raporuna göre, ilk derece mahkemesinin, davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf isteminin tümüyle esastan reddine karar verilirken, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri ve kamu düzeni hükümleri kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmede; davacının sürekli iş göremezlik durumu, tarafların kusur oranları, tarafların ekonomik sosyal durumları olayın meydana geliş şekli koşulları, kazadan dolayı davacının uğramış olduğu maddi zarar yönünden hüküm kurmaya yeterli olan aktüerya hesap uzman bilirkişi tarafından hesaplanan 132.052,66TL’nin davalıdan tahsili yönündeki kararın yerinde olduğu, manevi zarar yönünden davacının olay nedeniyle duyduğu elem ve keder duygusu ve bu duygunun giderilerek sebepsiz zenginleşemeye yol açmayacak şekilde manevi yönden tatminini sağlayacak manevi tazminat kriterleri dosyadaki deliller ile birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine hükmolunan 20.000,00TL manevi tazminatın az olduğu, sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacağı değerlendirilerek %26,20 maluliyet oranı ve %80 oranındaki kusur durumu ile uyumlu olarak şekilde 35.000,00 TL olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun düşeceği anlaşıldığından; manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kısmen yerinde olduğu değerlendirilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak 132.052,66 TL maddi tazminat ile 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; 50.000 TL manevi tazminat isteminin tam olarak hüküm altına alınmasını, maddi tazminat olarak ise Bozma sonrası asgari ücret miktarındaki artışlar nazara alınarak maddi tazminat miktarının yeniden hesaplanması gerektiğini, yargılama sırasında müvekkilinin ücretinin hatalı tespit edildiğini, bu nedenle de maddi tazminat miktarının eksik hesaplandığını, dosyanın yapılacak yargılama neticesinde bozulması halinde yargıtay ilke kararları gereği bozma sonrasında asgari ücretlerin dikkate alınarak müvekkilimin maddi tazminat miktarının yeni ücretler dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini beyanla kararının ortadan kaldırılmasını ve düzeltilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; istinaf dilekçesiyle aynı sebeplere dayanarak kararı temyiz etmiş ek olarak manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla manevi tazminatın artırılmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
C.A. Davacı ve Davalı vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre, davacı vekilinin müvekkili lehine 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2018 tarihli kararında bu istemin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alındığı karar davacı ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli kararında da davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminatın azlığı yönünden kabul edilerek 35.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alındığı gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminatın kabul ve reddolan kısmına yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davacı ve Davalı vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat alacağına kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun’un 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 54, 55, ve 417 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un,13, 16, 19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine ve özellikle somut olayda; davacının istinafa getirmediği maddi tazminata dair temyiz itirazlarının incelenmesinin kanun yolu atlamak suretiyle mümkün olmamasına, dosya kapsamına uygun kusur raporunda davacının %20, davalının ise %80 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de davalının sorumlu olduğu kusur oranı içerisinde adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında davacıya karşı eyleminden sorumlu olduğu işçisi (üçüncü kişi) kusur oranın da bulunduğu, ancak iş bu dosyada alınan raporda bu üçüncü kişi kusur durumu açıkça belirlenmemiş ise de; bu durumunun davalı ile bu üçüncü kişi arasında açılması ihtimali bulunan davada tartışılarak sonuca bağlanma ihtimalinin bulunmasına göre kusur durumuna yönelik temyiz itirazlarının bozma sebebi yapılmayacak olmasına, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin de dosya kapsamı ve Dairemizce benimsenen hesap ilkelerine uygun olmasına ve iş bu davanın sigortalı tarafından işverene karşı açılmış tazminat davası niteliğinde olup SGK’ya husumet yöneltilmesinin mümkün olmamasına göre davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelerin yerinde olduğu gözetilerek hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı ve davalı vekillerinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,

2. Davacı ve davalı vekillerinin maddi tazminat hükmüyle ilgili Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmün ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.