YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1519
KARAR NO : 2021/12939
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Dava, davacının Kurumca iptal edilen sigortalı çalışmalarının gerçek ve fiili olduğundan bahisle yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine kurum işleminin iptali, istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı dava dilekçesinde özet olarak; isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalı olduğunu, 20.6.2012 tarihinde … … SGK’dan emekli aylığı bağlanma talebinde bulunduğunu, talebinin kurum tarafından kabul edildiğini, emekli aylığı bağlandığını, ancak aradan 4 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra kurumdan gelen yazıda denetmen raporuna istinaden çalışmalarının bir kısmının iptal edildiğini, 2012-2016 arasında ödenen aylıklarının faizi ile birlikte istendiğini, uzun bir süreden sonra Kurum hata yaptığını, bunu sigortalıların üstüne yıkmaya çalıştığından faizi ile birlikte istenen paranın iptal edilerek emekli aylığının kesildiği 2016/9. ayından itibaren yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI
A.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
B.BAM KARARI:
Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, Kurumca iptal edilen sigortalı hizmetlerinden sonra da prim ödeme gün sayısının aylık bağlamaya yeter olduğunu, denetmen raporunda davacının imzalı beyanının alınmadığını, eski işletmelerin yeni komşular tarafından tanınmamasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, 9 yıl sonra yapılan adres araştırması ve bunun gerekçe teşkil etmesinin hukuk mantığına aykırı olduğunu, %40 görme engelli davacının borcu ödeme gücü olmadığından bahisle, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır
Yukarıda anlatılanlar ışığında Mahkemece, davalı Kurumun yaptığı işlemlerin yerinde olduğu kanaati ile yazılı şekilde davanın reddine dair karar verilmiş ise de, öncelikle davalı Kurumca denetmen raporu sonrasında fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile iptal edilen hizmet süreleri netlikle tespit edilmeli, davalı Kurum denetmen raporundaki iddialar irdelenerek, davalı işyerinin 2009 yılı şubat ayı sonrasında faaliyetinin olup olmadığının tespiti açısından vergi ödemelerinin zamanında verilip verilmediği hususu araştırılmalı, davacıya çalışmasının geçtiği işyerinde ne iş yaptığı, işyerinin hangi bölüm veya departmanında çalıştığı, çalışması ile ilgili olarak elinde teslim tesellüm fişleri, kesilen makbuzlar gibi çalışmanın varlığına işaret edecek davacı imzasını veya en azından adını içerir belgelerin bulunup bulunmadığı, sorularak davacının iddiası somutlaştırılmalı, uyuşmazlık konusu dönem bordroları getirtilerek bordro tanıkları dinlenmeli, dava dışı işyerlerinin vergi kayıtları ile yoklama tutanakları getirtilerek uyuşmazlık konusu dönemde faaliyette olup olmadıkları belirlenmeli, bu kapsamda işyeri dosyaları celp edilmeli, davacının sigorta sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli getirtilip, kurumca geçerli kabul edilen hizmet süreleri belirlenerek aylık bağlama koşulları değerlendirmeli, böylelikle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.