Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/1525 E. 2021/15139 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1525
KARAR NO : 2021/15139
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi

Dava, Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti, aylıkların yeniden ödenmesi istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili; müvekkilinin davalı Kurumdan gelir almakta iken kendi dışında, hiçbir bilgisi ve kusuru olmayan iddialar sebebiyle kurum tarafından gerçek olmayan işyerinde sigorta bildirimi yapıldığı varsayımı ile sigortalık haklarının ileriye yönelik olarak iptal edildiğini, bu iddialar sebebiyle davacının aylığının kesildiğini ve geriye yönelik ödemelerin kendisinden talep edildiğini belirterek, kurumca yapılan işlemin iptaline, davacının kuruma borçlu olmadığının tespitine, aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, … Sosyal Güvenlik Merkezinde 2.4612.02-02.1063263.034 12 11 sicil sayılı dosyada …Mah. …Cad. No; 137 /4 … adresinde kurulu … İletişim İç ve Dış. Tic. Ltd. Şti. adı altında kurulu işyerinin 16.04.2001 tarihinde 506 sayılı kanun kapsamına alındığını ve 31.03.2006 tarihinde kapsamdan çıkarıldığını, söz konusu işyeri ile ilgili olarak düzenlenen 30.04.2012 tarih, HS / 2012/ 78 sayılı raporda dava dışı …unvanlı işyerinin sahte olduğunun tespit edildiği ve işyerinden bildirilen kişilerin aynı zamanda dava dışı Tuna İletişim adlı davacının SGK kaydının yapıldığı işyerinden de bildirilmeleri nedeni ile bu işyerinin de sahte olabileceği ihtimali ile soruşturulduğu ve alınan ifadeler sonucu … İletişim İç ve Dış. Tic. Ltd. Şti. adlı şirketin paravan şirket olduğundan bahisle bu şirketten bildirilen sgk kayıtlarının iptal edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davanın reddine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“…. İş Mahkemesi’nin 18/06/2020 tarihli, 2012/86 Esas – 2020/279 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasa’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, çalışmasının fiili olduğunu ve işyerinin gerçekte var olduğunu beyanla, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacı, Kurum denetmen raporuyla 17.10.2001-31.05.2004 tarihleri arasındaki sigortalılık bildirimlerinin iptali nedeniyle emeklilik hakkını kaybettiğini, 17.05.2011-17.06.2012 tarihleri arasında almış olduğu yaşlılık aylıklarının tahsiline ilişkin borç bildirim yazısı gönderildiğini belirterek iptale konu sigortalılık süresinin geçerli olduğunu beyanla kurum işleminin iptaline, davacının kuruma borçlu olmadığının tespitine, aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden ödenmesine karar verilmesi talebiyle eldeki davayı açmış olup Mahkemece, işyerinin gerçekte var olduğu ve davacının bu işyerinde çalıştığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş ise de verilen hüküm eksik araştırmaya dayalıdır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun’un 2. maddesinde, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacağı belirtilmiş, 4. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler “işveren”, 5. maddesinde, anılan sigortalıların işlerini yaptıkları yerler “işyeri” olarak tanımlanmıştır. Zorunlu sigortalılık niteliği, işveren ile çalışan arasında hizmet akdi (iş sözleşmesi) ilişkisinin kurulması ve çalışmaya/çalıştırılmaya başlanması ile kazanılmakta, yazılı olarak düzenlenen veya sözlü olarak kararlaştırılan akitle birlikte, sigortalılığın oluşumu yönünden eylemli (fiili = gerçek) çalışma olgusunun varlığı da gerekmektedir.
Diğer taraftan anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin olarak 506 sayılı Kanun’un 79/10. maddesine dayalı bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
İnceleme konusu davada Mahkemece, davacıya davası açıklattırılmalı, hangi adreste ve işyerinde hangi işi yaptığı, bu işyerinde başka çalışan olup olmadığı, varsa isimlerini bildirmesi, yoksa komşu işyerlerinin nereler olduğu, bu işyerinde kimlerin çalıştığı sorulmalı, tespit edilen işyerine komşu işyerleri zabıta marifetiyle araştırılmalı, bordro tanıkları dinlenmeli, bordro tanıkları yoksa ya da yeterli bilgi verilmediyse komşu işyerlerinin araştırılarak tespit edilecek kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, çalışmanın fiili olup olmadığı ve hangi işverene ait olduğu belirlenerek ve toplanan tüm kanıtlar değerlendirilip fiili çalışmanın var olup olmadığı açıklıkla ortaya konulduktan sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.