Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/1540 E. 2021/13140 K. 28.10.2021 T.
Yayınlanma Tarihi: 30.01.2024 06:55
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1540
KARAR NO : 2021/13140
KARAR TARİHİ : 28.10.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Dava, Kurum işleminin iptali ile davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Dava, davacının müteveffa babası Mehmet Bozdağ'dan dolayı aylık almakta iken davalı Kurum tarafından 5510 sayılı Kanunun Ek 5. maddesi kapsamında sigortalılığının bulunması nedeniyle yersiz ödeme olarak adına tahakkuk ettirilen 42.491,12-TL borç miktarından dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
II- CEVAP:
Davalı Kurum vekili tarafından davacının müteveffa babasından yetim aylığı almakta iken Tarım Sigortası kapsamında sigortalı olduğu ve iş bu sigorta türünden kaydı bulunanların da yetim aylığı alamayacakları, ilgili sigorta türünün kişinin kendi beyanı üzerine başlatılmış bir sigorta türü olup davacının 08.07.2014-29.01.2018 tarihleri arasında Ek 5 Tarım sigortası kapsamında sigortalılığının bulunduğu, 5510 sayılı Kanunun 35. maddesinde ve diğer ilgili maddelerinde sigortalı olanların almakta oldukları aylıkların kesileceğinin belirtildiği, davacının dava konusu taleplerinin haksız ve mesnetten yoksun olduğu özet olarak belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davacının 08/07/2014 tarihinden itibaren 5510 sayılı kanunun ek 5. maddesi kapsamında çalıştığından bahisle vefat eden babası Mehmet Bozdağ'dan dolayı ödenen ölüm aylığı kesilerek ödenen ölüm aylıkları sebebiyle tahakkuk ettirilen yersiz ödeme borcundan dolayı davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, şeklinde karar verilmiştir.
B- BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince davalı ... vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı ... vekili tarafından özetle; Kurum işleminin yerinde olduğu özet olarak belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak usule ve yasaya aykırı olarak kurulan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
5510 sayılı Yasa 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, iş bu Yasa’nın yürürlüğe girmesinden önce ise, sosyal güvence sağlayan Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur, Emekli Sandığı şeklinde ayrı kurumlar bulunmaktadır. Bu kapsamda ilgili her Yasa koruma altına aldığı sigortalılar bakımından hüküm doğuracaktır. Şayet başka bir mevzuatın uygulanması gerektiğinden bahisle açıkça bir atıf yapılmamış ise, diğer yasa hükümleri dikkate alınmayacaktır.
5510 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesine göre, ölüm aylıklarının bağlanmasında yürürlükten kalkan 1479, 506, 2926, 2925 sayılı Yasa hükümleri uygulanacağından, 5510 sayılı Yasa somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır.
Her uyuşmazlığın yürürlükte bulunduğu mevzuat hükümlerine göre çözülmesi gerektiği kuralı gereğince, yürürlükte bulunan mülga 02.09.1971 tarihli 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun (1479 sayılı Kanun) 45. maddesi ile 46. maddesinin dikkate alınması gerekmektedir.
Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Kanunun “Eş ve çocuklara, ana ve babaya tahsis yapılması” başlığını taşıyan 45. maddesinin 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Kanunla değişik 2. fıkrasının (c) bendinde, sigortalının; 18 yaşını (veya ortaöğretim yapması halinde 20 yaşını, yükseköğretim yapması halinde 25 yaşını) doldurmamış veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malûl bulunan çocukları ile geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak koşulu ile yaşları ne olursa olsun evlenmemiş kız çocuklarına aylık bağlanacağı belirtilmiş, daha sonra 04.10.2000 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bentteki “geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” koşulu, “bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” olarak değiştirilip 1479 sayılı Kanunun “Ölüm aylığının kesilmesi” başlıklı 46. maddesinin 2. fıkrasına, “Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” cümlesi eklenmiş, ancak, söz konusu KHK, Anayasa Mahkemesi’nin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 gün 61/34 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
İptale konu düzenleme daha sonra kanun koyucu tarafından 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve anılan (c) bendini değiştiren 4956 sayılı Kanunun 23. maddesiyle benimsenerek, sigortalının evli olmayan/boşanan/dul kalan kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için “geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” şartı, “bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” olarak değiştirilmiştir.
Somut olayda; sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıkların herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi işlerde çalışmaya başladıkları tarihi takip eden dönem başından itibaren kesileceği, aylığın kesilmesine yol açan sebebin son bulması halinde, bu tarihi takip eden aybaşından itibaren herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi bir işte çalışmamak veya buralardan aylık veya gelir almamak kaydıyla yeniden aylık bağlanacağının belirtilmesi karşısında davacının, 04.02.1996 tarihinde vefat eden babası Mehmet Bozdağ' dan dolayı ölüm aylığı almakta iken 08.07.2014-29.01.2018 tarihleri arasında Ek 5 Tarım sigortası kapsamında sigortalılığının bulunduğu sabit olup Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekir iken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
E.Ü.G.