YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1655
KARAR NO : 2023/483
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/413 E., 2020/1852 K.
DAVALILAR : 1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
2 -… Hazır Beton İnşaat Turizm Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketi vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 13.05.2013
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Didim(Yenihisar) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2013/248 E., 2018/804 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davacının davalı işverene ait işyerinde 15.08.2009 – 28.04.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … Hazır Beton İnşaat Turizm Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti. vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde hiçbir zaman çalışmadığını, müvekkili işveren tarafından yapılıp satılan sitede kiracı olarak oturduğunu, davacının kendi nam ve hesabına (su ve elektrik arızaları tamiratı, alçı, boya, seramik, mermer işleri, havuz bakımı, transfer işleri vs) çalıştığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında davacının dava konusu dönemde herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, Kurum kayıtlarının aksinin yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davacı tarafından bildirilen tanıkların ve mahkemece resen seçilen tanığın davacının davalı işyerinde çalıştığını, davalı tanıklarının çalışmadığını beyan ettiği, davacı tarafından bildirilen ve dosyaya dava dışı Aytes şirketi tarafından sunulan irsaliyeli faturalarda davacıya ait herhangi bir bilgi bulunmadığı, dava dışı … şirketi vekilince dosyaya sunulan davalı şirket adına düzenlenmiş 27.03.2012, 09.05.2012, 28.06.2012, 01.08.2012, 27.08.2012 tarihli faturalarda teslim alan kısmında davacının isim ve imzasının yer aldığı, SGK tarafından gönderilen hizmet cetvelinde davacının davalı işyerinde bildirilen çalışmasının bulunmadığı, yukarıda belirtildiği üzere üç buçuk yıla yakın çalışma iddia edilmesine karşın davacı tarafından herhangi bir yazılı sözleşme, ücret bordrosu, banka kaydı vb. delil sunulmadığı, davacının … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/1274 Esas sayılı dava dosyası ile eşinin … Eğitim ve Araştırma Hastahanesine ait 21.04.2003 tarihli Kronik Psikoz teşhisli, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait 20.11.2002 tarihli Kronik Psikotik Bozukluk teşhisli, 75. Yıl … Devlet Hastahanesi’ne ait 18.06.2009 tarihli Şizofreni teşhisli (%80 vücut fonksiyon kaybı oranına sahip) raporları dayanak gösterilerek başvurusu sonucu davacının Sulh Hukuk Mahkemesince aldırılan 75. Yıl … Devlet Hastahanesine ait 29.12.2009 tarihli kronik şizofreni tanısı konulan ve tasarrufa ehil olmadığını bildirir sağlık kurulu raporuna istinaden 31.12.2009 tarihinde ”kendi işlerini göremeyecek şekilde akıl hastalığına düçar olduğu ” gerekçe gösterilerek 31.12.2009 tarihinde verilen karar sonucu kısıtlandığı, kendisine eşinin vasi olarak atandığı, mahkememizce yapılan ihbar sonrası 08.04.2015 tarihli ek karar ile vasilik süresinin 2 yıl uzatılmasına karar verildiği, davacının 01.09.2009 tarihinden bu yana Didim Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’ndan engelli aylığı aldığı, davacı eşinin 28.05.2009 tarihli dilekçesi ile … Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü’ne eşinin vücut fonksiyon kaybı oranının %80 olması nedeniyle evde bakımını kendisinin yaptığını bu nedenle evde bakım hizmetinden faydalanmak istediğini bildirir dilekçe sunarak davacıdan dolayı evde bakım ücreti almaya başladığı, davacı eşinin aynı kuruma 27.08.2010 tarihli dilekçe ile başvurarak işe girecek olması ve davacı eşi …’in …’da ailesiyle kalması nedeniyle evde bakım ücretinin kesilmesini talep ettiği, daha sonra dosyaya Aile ve Sosyal politikalar İl Müdürlüğü’nce bildirilen 13.03.2014 tarihli yazı cevabına göre 20.05.2013 tarihinde yeniden evde bakım ücreti başvurusu yapıldığı ve Eylül 2013 tarihinden itibaren evde bakım ücreti alındığının bildirildiği, tespit edilen bu hususlar karşısında davacının %80 engeli bulunmasına, engelli aylığı almasına, eşine evde bakım ücreti bağlanmasına rağmen davalı işyerinde teknik eleman olarak çalışmasının mümkün
olmadığı, tespiti istenen dönemin büyük bir kısmında kısıtlı olduğu anlaşılan davacının TMK’nun 462/1-7. bendi uyarınca bir sanat veya meslekle uğraşması için vesayet makamından alınmış bir iznin bulunmadığı, davacı ve davalı tanıkları beyanlarının birbiriyle örtüşmediği, … şirketi vekilince dosyaya sunulan davalı şirket adına düzenlenmiş faturalarda teslim alan kısmında davacının isim ve imzasının yer almasının tek başına davacının davalı işyerinde bildirilen dönemin tamamında çalışmasını ispata yeterli olmadığı, mahkememizce resen seçilen tanık …’ın davacının davalı işyerinde çalıştığını beyan etmesine karşın zaman belirtmediği, ifadesinin soyut kaldığı, davacının Didim 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/194 Esas sayılı dava dosyasında bulunan 18.04.2011 tarihinde kolluğa verdiği ifade de … Hilside sitesinde teknik personel olarak çalıştığını beyan etmesinin sonuca etkisinin olmayacağı, davacının 16.08.2009-28.04.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde iş aktine bağlı sürekli ve kesintisiz çalıştığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle dinlenen bordro tanıklarının müvekkilinin iddiasını doğruladığını, dosya içerisinde bulunan dava dışı … Şirketi tarafından dosyaya sunulan 27.03.2012, 09.05.2012, 28.06.2012, 01.08.2012 ve 27.08.2012 tarihli faturalarda davalı işveren adına teslim alan kısmında müvekkilinin adının ve imzasının bulunduğunu, bilirkişi raporunda da iddialarını doğrular nitelikte tespit ve değerlendirmeler yapıldığını, dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde iddialarının ispatlandığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk derece mahkemesi tarafından davacının özürlü olması ve bundan kaynaklı aylık almalarını temel gerekçe yaparak davacının çalışma iddiasının imkan dahilinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğinin görüldüğü, ki davacının sağlık sorununun şizofren hastalığından kaynaklı olduğu anlaşılmakla yaptığını iddia ettiği işin niteliği itibariyle fiili çalışmaya engel bir durum teşkil etmeyeceğinin bilinen bir gerçek olduğu, bu açıdan ilk derece mahkemesi kararındaki bu yöne ilişkin gerekçesinin hatalı olduğu, çalışmaları bordroya yansımış tanıklar davacının davalı şirket tarafından inşası yapılıp, satılan ve satıldıktan sonra bakım, tamir, onarım gibi işleri görülen … Hill Side Sitesinde fiilen çalıştığını belirtmiş olmakla davacının iddiasının sübuta erdiğinin kabulü gerekirken ret yönündeki kararın hatalı olduğu, davacının davalı şirketi temsilen … Şirketinden satın alınan malları, fatura imzalamak suretiyle teslim aldığı da yazılı belge ile ispat edildiği gerekçesiyle davacının istinaf talebinin yerinde görüldüğü “Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile; Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nden verilen 05.10.2018 tarih, 2013/248 Esas ve 2018/804 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, davacının davasının kabulü ile, davacının davalı işverene ait 1088772 sicil nolu işyerinde, 15.08.2009-28.04.2013 tarihleri arasında, hizmet akdine dayalı olarak, dönemin asgari ücreti ile kesintisiz çalıştığının tespitine,” dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya kronik psikoz şizofreni teşhisi konduğunu, %80 oranında tüm vücut fonksiyon kaybı oranı bulunduğunu, eşinin vasi olarak atanmış olup kendisine evde bakım ücreti ödendiği halde davacının çalıştığı yönünde tespit kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; davacıya kronik psikoz şizofreni teşhisi konduğunu, %80 oranında tüm vücut fonksiyon kaybı oranı bulunduğunu, tam zamanlı iş görebileceğini ileri sürmenin hatalı olduğunu ayrıca dinlenen tanıkların da yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…