YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1807
KARAR NO : 2021/12028
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : …. Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
Dava, iş kazasından sigortalının ve yakınlarının sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacılar ve davalı …. vekillerinin istinafa başvurması üzerine, …Bölge Adliye Mahkemesi ….Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince davacılar ve davalı …vekillerinin temyizi üzerine (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya direnen … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın davalı …. vekili tarafından süresi içersinde temyiz edildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından direnme kararının yerinde olduğu belirtilerek sair temyiz itirazlarının incelenmesi yönünden dosyasının Dairemize gönderildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I- İSTEM:
Davacı vekili 30.04.2012 tarihli asıl dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 14.06.2011 tarihinde iş kazası geçirmesi nedeniyle 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faiziyle … Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Kalenderoğlu İnşaat Elektrik San ve Tic A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili bu davadaki istemini 01.12.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle; 288.033,50 TL maddi tazminat olarak artırmıştır.
Davacı vekili 01.12.2015 tarihli birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde müvekkili sigortalı lehine 300.000 TL, eşi Hülya lehine 150.000 TL ve Çocuk Hümeyra lehine 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II- CEVAP:
Davalı …. vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın iddialarının zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin arıza, bakım ve onarım işlerini yüklenici firmalar vasıtasıyla yaptığını, davacının diğer davalı …. Ltd. Şti’nin taahhüdünde bulunan 2010.05.16 grup numaralı acil işler (2) bakım onarım işleri ekip elemanı olarak görev yapmakta iken olayın meydana geldiğini, davalı şirketin herhangi bir kusur veya ihtimali bulunmadığını, dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığını, diğer davalı ile … Elektrik Dağıtım A.Ş. arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesinin ilgili maddelerinde iş güvenliği ve işçi sorumluluğun yüklenici diğer davalı şirkete ait olduğunu, hizmet sözleşmesinin iş güvenliği ve işçi sağlığı başlıklı 37.4 maddesinde tesisin yapımı sırasında meydana gelebilecek iş kazalarından ve bu kazaların yüklenici personeli 3. Şahıslar ve idare aleyhine sebep olacağı zararlardan doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olduğunun hüküm altına alındığını, kimsenin kendi kusurlu tutum ve davranışlarına dayanarak karşı taraftan bir hal talep edemeyeceğini, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Ekipsan İnşaat Metal San. Tic. Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazasıyla ilgili gerekli tüm önlemlerin alındığını, davacının kendi üzerine düşen vazifeyi yapmadığını ve alınan tedbirlere uymadığını, davacıya her türlü işyeri kuralları ve güvenlik önlemleriyle ilgili bilgi ve eğitiminin verildiğini, önlemlerin ve talimatların yazılı olduğu belgenin okunduğunu ve imza altına alındığını, söz konusu güvenlik tedbirlerine ve kurallarına uyulmadığı takdirde iş kazsına uğraması halinde işverenin bir sorumluluğunun olmayacağının belirtildiğini, iş kazası sonucu işverene açılacak maddi tazminat davalarının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yapılan yardımlar ve bağlanan gelirlerle karşılanmayan zararın giderilmesi ilkesine dayandığını bu sebeple de olayın öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’ na bildirilip iş kazası olup olmadığı ve bunun sonucu olarak davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığı eğer bağlanmış ise bağlanan gelirin peşin sermaye tutarının Kurumdan sorularak hesaplanana zarardan düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kalenderoğlu Şirketi ve davalı …’nin davaya cevap vermediği görülmüştür.
III- MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; “Asıl dosyada yönünden davanın kabulü ile davacı … için 288.033,50 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine;
Birleşen 2015/523 esas sayılı dava yönünden ise davanın kısmen kabulü ile davacı … için 60.000 TL, davacı eşi … için 30.000 TL ve davacı çocuğu … için 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ:
Bölge Adliye Mahkemesince verilen 31.05.2017 tarihli ilk kararda: “davalı … vekilinin yasal 8 günlük süre içinde gerekçeli kararın tebliğinden sonra gerekçeli istinaf başvuru dilekçesini sunmak üzere istinaf başvurusunda bulunmuş ise de gerekçeli kararın tebliğ edildiği 17/01/2017 tarihinden itibaren 8 günlük istinaf süresi geçirildikten sonra 31/01/2017 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesini sunduğu, süresinden sonra verilen istinaf dilekçesine değer verilemeyeceği ve HMK’nun 355. Maddesi gereğince yapılan incelemede kamu düzenine aykırılık tespit edilmediği anlaşıldığından davalı …. vekilinin İstinaf başvurusunun esastan reddine, dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK ‘nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle;
“1-İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine;
2-İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı …. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) … Hukuk Dairesinin 20.11.2018 tarih ve 2017/4250 E- 2018/8463 K sayılı kararıyla bozulmuştur.
Bozma üzerine Bölge Adliye Adliye Mahkemesince verilen 07.02.2019 tarihli kararda önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. Direnme kararının temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.11.2020 tarih ve 2019/(21)10-405 E- 2020/949 K sayılı ilamıyla direnme uygun bulunduğundan davacılar vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının ve davalı …. vekilinin ise temyiz itirazlarının kamu düzenine yönelik olarak incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Hukuk Genel Kurulu kararı gereğince bir önceki temyiz incelemesinde değerlendirilmeyen davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin maluliyeti nedeniyle ömür boyu bacağından özürlü olarak hayatını sürdüreceği, kol ve bacaklarında güç kaybı olduğu ve diğer hususlar gözetilerek hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle: olayda müvekkili şirketin kusuru olmadığını, davacı sigortalının elektiriğe maruz kalmadığını, direkten düşmesinin sebebinin emniyet kemerini sökmüş olması nedenine bağlı olduğunu, imzalı bordrolar varken emsale göre hesap yapılmayacağı, raporlara itirazların dikkate alınmadan savunma hakkının kısıtlandığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Bir ticaret şirketinin taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket tasfiye haline girerse, şirketin taraf ehliyeti son bulmaz. Zira, şirketin tüzel kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam eder. Şirket davada taraf olarak kalmayı sürdürür; yalnız, şirket davada tasfiye memurları tarafından temsil edilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. I, … 2001, s. 935, aynı yönde görüş için bkz. İlhan E. Postacıoğlu, Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, … 1975, s. 209 ). Ancak ortaklık, ticaret sicilinden kaydı silininceye kadar tüzel kişiliğini korur. Bu nedenle, gerek infisah gerekse fesih kararı, ortaklığın sonunu değil, tasfiye işlemlerinin başlangıcını ifade eder. (Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Temel Esaslar, 10. Baskı, 2011, s. 511; İsmail Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C. II, 4. Baskı, 2004, s. 1309)
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.06.2009 gün ve 2009/11-173 E. -2009/247 K sayılı ve 14.3.2012 tarih ve E. 2011/12-850, K. 2012/147 sayılı ilamlarında da; iflas eden şirketin ticaret sicilinden kaydı silinmekle dava ve taraf ehliyetinin sona ereceği kabul edilmiştir.
Somut olayda, asıl ve birleşen dosyada davalı … İnşaat Elektrik San ve Tic. A.Ş.’nin … Ticaret Sicil Müdürlüğünden verilen ve Ticaret Sicil Gazetesinin 17.06.2015 tarihli nüshasında yapılan ilana göre 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesi gereğince 12.06.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş …İnşaat Elektrik San. ve Tic. A.Ş.’nin ihya edilmesi ve davaya katılımının sağlanması için davacıya mehil verilmesi, belirtilen eksiklik tamamlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın özellikle taraf teşkili sağlanıp davalı tarafa savunma hakkı verilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, temyiz eden taraf vekillerinin bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, HMK 369/1.maddesi gereğince … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak, ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.