YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2345
KARAR NO : 2021/6307
KARAR TARİHİ : 17.05.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2020/1137-2020/1808
İlk Derece
Mahkemesi : … 14. İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi .10.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM
Davacı 01.03.2009-30.04.2011 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığının tespitini talep etti.
II-CEVAP
Davalı vekili, davacının iddiasının doğru olmadığını, 7.9.2010 – 25.2.2011 tarihleri arasındaki çalışmalarının da müvekkiline ait … adresindeki işyerine ait olmayıp, 222 Sk. No:298 … /… adresindeki işyerine ait olduğunu, ayrıca, davacının çalıştığını beyan ettiği … adresindeki işyerinin, işyeri olarak tescilinin 1.11.2011 tarihinde yapıldığını, dolayısıyla davacının dava dilekçesinde talep ettiği 1.3.2009 – 30.4.2011 tarihleri arasında davaya konu işyerinin mevcut olmayıp, bahçe olarak kullanıldığını bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i müdahil kurum vekili, kurum kayıtlarına göre, davacının diğer davalıya ait 1414102.35 sicil sayılı işyerinde 21.10.2011 – 31.10.2011 tarihleri arasında çalışmasının görüldüğünü, dolayısıyla 1.3.2009 – 30.4.2011 tarihleri arasında davalı işveren yanında kesintisiz ve aralıksız bir şekilde çalıştığına dair hiçbir yazılı belge, müfettiş raporu, şikayet dilekçesi vs. yazılı delil bulunmadığını, ayrıca, davacının davalı işveren yanında çalıştığını iddia ettiği dönemde 7.9.2010 – 25.2.2011 tarihleri arasında davalı işverene ait 1244815.35 sicil sayılı dava dışı işyerinde sigortalı çalışmalarının mevcut olduğunu, öte yandan, davada hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne, davacı …’ın, davalı işveren… İnş.Taah.Nak.Hay.Gıda Market Deri İç Dış Tic.İmal.Ltd.Şti.ne ait 1414102.35 sicil sayılı işyerinde, 01/03/2009-30/04/2011 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 780 gün çalıştığının, 169 günlük çalışmasının davalı işveren … İnş.Taah.Nak.Hay.Gıda Market Deri İç Dış Tic.İmal.Ltd.Şti.ne ait 1244815.35 sicil sayılı işyerinden Kuruma bildirildiğinin, 611 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi, usul ve esas açısından ilk derece mahkemesi kararını yerinde bulmak suretiyle; davalı ve fer’i müdahil kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, dava dosyasına sundukları beyan ve açıklamaların dikkate alınmadığını beyanla, fer’i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davanın tanık beyanlarıyla dahi ispatlanamadığını, beyanlar arasında çelişkilerin mevcut olduğunu, iddianın ispatlanamadığını beyanla kararın bozulmasını istemişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu dosyada; Davalıya ait 1244815 ve 1414102 sicil nolu iki ayrı iş yerinin bulunduğu, Davacı adına 1244815 sicil nolu iş yerinden verilmiş işe giriş bildirgesinin bulunduğu ve bu iş yerinden 07.09.2020-25.02.2011 döneminde, 1414102 sicil sayılı iş yerinden 21.10.2011-31.10.2011 döneminde tam bildiriminin olduğu, dava dışı iş yerlerinden ise 17.05.2011-15.09.2011 ve 18.11.2011-28.10.2012 tarihleri arasında sigortalılık bildirimi yapıldığı anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.
Somut dosyada; davacının çalışması ile ilgili müfettiş tahkikat raporları, bu kapsamda kurum tespitinin bulunup bulunmadığı, kuruma intikal etmemiş olsa dahi nizalı dönemde prim kesintisi yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, dava dışı iş yerlerinden yapılan bildirimler ve dava tarihinin 04.05.2017 tarihi olduğu değerlendirilmek suretiyle hak düşürücü süre irdelenmeli, 07.10.2010 tarihi itibariyle davalı iş yerince düzenlenmiş işe giriş bildirgesi ve buna dayalı olarak 25.02.2011 tarihine kadar tam bildirim yapıldığı gözetilerek, çalışma olgusunun talep sonu olan 30.04.2011 tarihine kadar devam ettiğinin kanıtlanması halinde bildirim sonu ve talep sonu arasındaki sigortalılığının da kabulü gerektiği değerlendirilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı ve fer’i müdahil kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.05.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.