YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3125
KARAR NO : 2021/12932
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2019/1803-2021/14
İlk Derece
Mahkemesi : … 13. İş Mahkemesi
No : 2017/150-2019/159
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; iş kazası nedeniyle sigortalı … in vefatı sonucu hak sahiplerine toplam 146.279,39 TL peşin sermaye değerli gelir ve sosyal yardım zammı bağlandığını, kaza ile ilgili … 27. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığını, kurum müfettişi tarafından rapor düzenlendiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 117.023,512 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin tahsis onay veya ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin yersiz olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece Mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
B- BAM KARARI
Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Taraf vekilleri istinaf dilekçesinde öne sürdükleri iddiaları tekrarlayarak temyiz isteminde bulunmuşlardır.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacı Kurum, 24.06.2007 tarihli iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve sosyal yardım zammından oluşan kurum alacağının rücuan tahsilini talep etmiştir.
Kusur raporlarının, 506 sayılı Yasa, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar…” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak özellikle davaya konu kazayla ilgili maddi olgu doğru belirlenerek, olayın oluşu tereddütsüz saptanmalı, vakumlu tip çöp süpürme aracının periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığı sorularak, olayın araç arızası mı yoksa kullanım hatasından mı kaynaklandığı belirlenmeli, damperin düşmemesi için uygulanması gereken takozlama tedbirinin emniyet demiri ile aynı nitelikte tedbir olup olmadığı irdelenmeli, ceza dosyası celp edilip incelenmeli, ceza ilamında, sigortalının tam kusurlu bulunması gerekçeleri tartışılarak çelişki giderilmeli, böylece bu hususları değerlendiren uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınarak, oluşması halinde çelişki de giderilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.