Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/3164 E. 2021/14858 K. 25.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3164
KARAR NO : 2021/14858
KARAR TARİHİ : 25.11.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait işletmede … tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde yaralanan davalı …’nin, Kurum tarafından belirlenen işitme kaybına ilişkin maluliyetinin söz konusu iş kazası ile ilgisinin bulunmadığının tespiti karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalılar vekilleri davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kabulü ile, davalı …’nin maluliyetinin, davacı şirkette iş akdi ile çalışırken 03.06.2005 tarihinde geçirdiği kaza ile bağlantısının bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.

B-BAM KARARI
Adli Tıp 2. Üst Kurul raporunda, kaza ve sonrasında düzenlenen tüm raporlardaki bulgular belirtilerek soyut ifade ile …’nin 03.06.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu meydana geldiği bildirilen sağ kulaktaki sensöri- nöral işitme kaybı ile araz olay arasında illiyet kurulamadığı cihetle; 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü Hükümleri hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı oy birliği ile mütalaa olunmuş ise de, davalı …’nin savunmaları karşılanmadığı gibi, raporda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporundan farklı sonuca ulaşılmasının nedenlerinin belirtilmediği, nedensellik bağının kurulamadığına ilişkin hiçbir gerekçenin de yer almadığı ve dinlenen tanıkların beyanları gözetildiğinde, davalının sağ kulağındaki çok ileri derecede işitme kaybı arızasının kazadan sonra geliştiği, iş kazası ile nedensellik bağının bulunduğu değerlendirildiğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından nedensellik bağı yönünden inceleme yapılmayan rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, Davalı … vekili ile davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne; … 1. iş Mahkemesi’nden verilen 10.09.2020 tarih, 2017/450 esas ve 2020/23 karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları’na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanunun 109. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı, diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı Başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin 6754 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu’nun 26. maddesi gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.
Eldeki dava dosyasına göre; Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunun 13.04.2011 tarih ve 3457 karar numaralı mütalaasında; Halil oğlu 1986 doğumlu …’nin 03.06.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu meydana geldiği bildirilen sağ kulaktaki çok ileri derecede sensöri- nöral işitme kaybı arızasının; 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü Hükümlerinden yararlanılmak suretiyle ve meslek grup numarası 16 (onaltı) olarak bildirilmekle; Gr16 III(1B——13) A % 17, Yaşına göre %13.0 (yüzdeonüçnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Kişinin %13.0 oranındaki maluliyet oranının sürekli olduğu, hastanelerde tedavilerinin devam ettiği, iyileşme süresinin …tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği belirtilmişken, Adli Tıp 2. Üst Kurulu’nun 17.10.2019 tarih 1810 sayılı raporunda; …’nin 03.06.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu meydana geldiği bildirilen sağ kulaktaki sensöri- nöral işitme kaybı ile araz olay arasında illiyet kurulamadığı belirtilerek; 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü Hükümleri hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı mütalaa edilmiştir. Her ne kadar Adli Tıp 2. Üst Kurulu’nun anılan kararında, soyut ifadeler yer almakta, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporundan farklı sonuca ulaşılmasının nedenleri açıklanmamakta ve nedensellik bağının kurulamadığına ilişkin hiçbir gerekçede bulunmuyorsa da, belirtilen bu hususların sebeplerinin sorularak, ilgili kurul raporları arasındaki farklılığın ve anılan sonuca nasıl ulaşıldığına dair Adli Tıp 2. Üst Kurulu’dan çelişkileri giderici ve açıklayıcı bir rapor alınmaksızın, mahkemece ilgili raporların re’sen değerlendirilerek varılan sonuca göre karar ihdası isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıyla davanın reddine ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.