YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3755
KARAR NO : 2022/12662
KARAR TARİHİ : 18.10.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Asıl ve birleşen davalar, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtilen gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne dair karar verilmiştir.
Hükmün, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin de süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesine göre, tüzel kişilere tebligat yetkili temsilcilerine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20 ve 21. maddelerinde de tüzel kişilere yapılacak tebligat usulü belirlenmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Tüzel kişilere ve ticari işletmelere tebligat” başlıklı 20. maddesinde;
” (1) Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılır.
(2) Bakanlıkların ve bunların teşkilatının, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile il özel idarelerinin, belediyelerin, köylerin ve özel kanunlarına dayanılarak kurulmuş bulunan teşekküllerle, şirketlerin, derneklerin ve vakıfların yetkili temsilcileri, bağlı bulundukları kanunlara ve statülerine göre tayin edilir.
(3) Gerçek ve tüzel kişilere ait ticari işletmelerin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ticari işletmenin o işlemde yetkili ticari temsilcisine yapılan tebliğ geçerlidir.”
Diğer taraftan, bir ticaret şirketinin taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket tasfiye haline girerse, şirketin taraf ehliyeti son bulmaz. Zira şirketin tüzel kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam eder. Şirket davada taraf olarak kalmayı sürdürür; yalnız, şirket davada tasfiye memurları tarafından temsil edilir (…, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. I, … 2001, s. 935, aynı yönde görüş için bkz. …, Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, … 1975, s. 209 ). Ancak ortaklık, ticaret sicilinden kaydı silininceye kadar tüzel kişiliğini korur. Bu nedenle, gerek infisah gerekse fesih kararı, ortaklığın sonunu değil, tasfiye işlemlerinin başlangıcını ifade eder. (Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Temel Esaslar, 10. Baskı, 2011, s. 511; …, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C. II, 4. Baskı, 2004, s. 1309)
Somut olayda, davalılardan … San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin tasfiye haline girdiği anlaşılmakta olup, bu şirketin tasfiye memurunun bulunup bulunmadığı hususunun ticaret sicilinden sorulması ile tasfiye halinin devamı halinde yetkili tasfiye memuruna veya onun tarafından yetkilendirilmiş vekiline gerekçeli hükmün tebliğinin sağlanması veyahut davalı vekiline yetkili tasfiye memurundan alınmış vekaletin sunulması için verilecek kesin süre ile vekaletin temini halinde dosyanın aynen iadesi için İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, dosya geldikten sonra temyiz itirazlarının incelenmesine, 18.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.