Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/4034 E. 2021/14384 K. 17.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4034
KARAR NO : 2021/14384
KARAR TARİHİ : 17.11.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2019/1960-2021/142
İlk Derece
Mahkemesi : … 8. İş Mahkemesi

Dava, davalı işveren yanında geçen çalışmaları yönünden itibari hizmet süresinin/fiili hizmet süresi zammının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının 01.02.1995-2017 Şubat ayı tarihleri arasında davalı işyerinde mücellit olarak yaptığı hizmetlerine dayalı itibari hizmet süresinin tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı kurum vekili, davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“1-Davanın kabulüne,
Davacının 18955 sicil nolu davalı işyerinde 01/02/1995 – 30/09/2008 tarihleri arasında hizmet aktiyle mülga 506 sayılı Yasaya tabi fiilen çalıştığı, 4499 gün için 1124 gün daha itibari hizmet süresi bulunduğunun tespitine, davacının 1124 gün itibari hizmet süresinin hizmetine eklenmesinin gerektiğinin tespitine” karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
“1)Davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
01.02.1995 tarihinden itibaren davalı işveren nezdinde çalışmaları bulunan davacı, davalı işveren nezdindeki çalışmalarında 506 sayılı Kanunun Ek 5. Maddesi kapsamında itibari hizmet süresinden yararlanması gerektiğinin tespitini istemiş, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının mücellit olarak çalıştığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda işyerinin mülga 506 sayılı Kanun’un EK 5. madde II. fıkrasında belirtilen hizmetin geçtiği yerlerden olup olmadığının, davacının söz konusu olumsuz koşullara maruz kalıp kalmadığının, işyerinde yapılan işin itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işlerden olup olmadığının işçi sağlığı (hekim) ve iş güvenliği (kimyacı) uzmanlarından oluşacak bir kurul tarafından işyerinde yapılacak keşif ile belirlenmesi gerektiği kanaati bildirilerek, işyerinde yapılan işin itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektiren işlerden olduğu sonucuna ulaşılması halinde hak edeceği itibari hizmet süresinin hesaplandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu yönde bir tespit yapılmaksızın, davacının mücellit olarak 506 sayılı Kanunun Ek 5. Maddesi kapsamında maruz kaldığı fiziksel dış etkenlerin neler olduğu araştırılıp somutlaştırılmadan, keşif yapılmadan hüküm kurulması, eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Basım ve gazetecilik işyerindeki çalışma koşulları nedeniyle itibari hizmet süresinden yararlanabilmek için, yasada öngörülen iki koşulun birlikte gerçekleştiğinin belirlenmesi gereklidir. Bunlardan birinci koşul; sigortalının basım ve gazetecilik işyerinde çalışmış olmasıdır. Ancak, bu koşulun araştırılıp saptanmasında; işyeri, dar anlamda muhakkak ve sadece gazete basımıyla uğraşan bir basımevi olarak düşünülmeyip, yasanın açık amacı göz önünde bulundurularak söze değil, öze üstünlük tanıyan bir yorumla sonuca varılmalıdır. İkinci koşul ise, yine, aynı maddenin II. Alt Bendinin “a-f” işaretli alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerden birinin olayda ayrıca gerçekleşmiş bulunmasıdır.
Mahkemece, davacının, davalı işveren nezdinde hangi tarihte mücellit olarak çalıştığı tespit edilip, maruz kalınan etkenlerin oluşturduğu hastalıklar alanında uzman tıp doktoru, matbaacılık işinden anlayan kimya mühendisi ve iş güvenliği uzmanlarından oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle bu işyerlerinde keşif yapılıp, davacı işçinin işyerinde yaptığı işin niteliği konusunda, işyerlerindeki incelemelerden elde edilen bulgular esas alınarak, mücellit olarak görevinin ne olduğu, çalışma yerinin neresi olduğu ve çalışmasında hangi fiziksel dış etkenlere maruz kalındığı, çalışmanın itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir işyerinde geçip geçmediği, davacı yönünden somutlaştıran ve insan sağlığı için tehlike sınırı ile ölçümleme yönteminin yargısal denetime elverir biçimde ortaya konulan rapor alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2021 gününde karar verildi.