YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4238
KARAR NO : 2022/6411
KARAR TARİHİ : 26.04.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2018/180-2020/400
Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi bozmaya uyularak ilamda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekilleri temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı 20/03/2015 tarihinde dava açarak 1.000,00 TL maddi, 31.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesi 24/03/2016 tarihli ilk kararı ile davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermiştir. Söz konusu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, 02/04/2018 gün ve 2016/19396 Esas, 2018/3141 Karar sayılı ilam ile Kurum’un olayı iş kazası olarak kabul ettiği ve davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlenmiş olması nedeniyle işin esasına girilerek tüm deliller bir arada değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesi ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, mahkemece işin esasına girilerek yargılamaya devam olunmuş, 12/11/2020 gün ve 2018/180 Esas, 2020/400 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İş bu kararın, taraflarca temyiz edilmesi üzerine dava dosyası temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 373/4 maddesi; ”Yargıtay’ın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karar karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü,
Geçici 3/2 maddesi; “Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454’üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez.” hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır. Diğer bir anlatımla, Yargıtay’ın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta henüz işin esasına girilmemiş dava dosyasında işin esasına girilmesi gerektiği Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince belirtilmiş, Yargıtay dosyadan elini çekmiştir. Bu aşamadan sonra, mahkeme tarafından esasa ilişkin yargılama yapılıp, karar verilmiştir.
Aleyhine kanun yoluna gidilen karar ile ilgili olarak Yargıtay’ın esas yönüyle herhangi bir denetimi söz konusu değildir.
Bu itibarla, 12/11/2020 tarihinde verilen ve daha önce esas yönünden Yargıtay denetiminden geçmeyen kararın kanun yolu denetimi ”İstinaf” olup, görevli merciinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE, 26/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.