YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/512
KARAR NO : 2021/16862
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, eşi olan …’ün 2003 yılı Ocak ayından itibaren vefat ettiği 31.08.2011 tarihe kadar davalı işverene ait işyerinde çalıştığını ancak bildirimlerinin yapılmadığını belirterek ölen …’ün 01.01.2003 tarihinden 31.08.2011 tarihine kadar davalıya ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile bu sürelerin sigortalı hizmet süresine eklenmesine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı işveren vekili; davalının, şahıs firması olarak çalıştığını, proje ve taahhüt işleri danışmanlık hizmeti verdiğini, muhtelif işverenlerin aldığı işleri kontrol ettiğini, bu işlerde çalışmakta olan işçilerin sigorta primlerini mal sahibi veya müteahhit firma tarafından yatırıldığını, davacının murisinin de 2003-2007 yılında … Isı Endüstri San. ve Tic. Ltd. Şti’nde vasıfsız işçi olarak çalıştığını, 2007 yılından sonra 1.5 yıl süre ile Nusret Karasu’ya ait inşaatlarda tadilat ve tamirat işlerinde çalıştığını, projesini çizdiği ve danışmanlık hizmeti verdiği başkaca şirketlerde de çalıştığını, ancak bilgisine ulaşılamadığını, davacının kanser olduktan sonra çalışmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile, davacının murisi müteveffa …’ün davalı işveren … ‘e ait işyerinde 01/01/2008 ile 31/08/2011 tarihleri arasında asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
… 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22/10/2019 tarihli, 2018/280 Esas – 2019/303 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekili ile davalı işveren vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı işveren vekili; husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, davalının, mimar olup, muhtelif iş verenlerin aldığı işleri kontrol eden kişi olduğunu, bu işlerde çalışmakta olan işçilerin sigorta primlerinin iş yerinin işvereni tarafından yani mal sahibi yada müteahhit firma tarafından yatırıldığını, tanık beyanlarının yeterli olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek,
Davalı Kurum vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1- 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taraf ehliyeti” başlığını taşıyan 50’inci maddesinde, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu belirtilmiştir. Buna göre taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. Medeni hukuktaki haklara ve borçlara sahip olma ehliyeti hak ehliyetini oluşturmakta, gerçek ve tüzel kişiler bakımından geçerli olmaktadır. Hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 28’inci maddesinde ise, kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona erdiği ve çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde ettiği hüküm altına alınmış olup, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti ölümle sona erdiğinden, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinde, taraf ve dava ehliyetine sahip olunması, dava şartı olarak düzenlenmiş ise de; anılan Yasanın tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124/3. maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan ve ya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği belirtilmiştir. Mahkemece; dava dilekçesinin, 31.08.2011 tarihinde vefat eden …’ün davacı … dışındaki diğer mirasçılarına tebliği ile, yargılamaya mirasçıların dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanarak, yapılacak araştırma, inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir.
2–Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
İnceleme konusu davada, davacı, eşi olan …’ün 2003 yılı Ocak ayından itibaren vefat ettiği 31.08.2011 tarihe kadar davalı işverene ait işyerinde çalıştığını ancak bildirimlerinin yapılmadığını belirterek ölen eş …’ün 01.01.2003 tarihinden 31.08.2011 tarihine kadar davalıya ait iş yerinde sigortalı olarak çalıştığının tespiti istediği, Mahkemece ise; yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü ile, davacının murisi müteveffa …’ün davalı işveren … ‘e ait işyerinde 01/01/2008 ile 31/08/2011 tarihleri arasında asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin hak düşürücü süre yönünden reddine dair karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görünmemektedir. Öncelikle; davalı …’ün 20.06.2006 tarihinde kapsama alınan ‘mimarlık inşaat bürosu’ faaliyetinden dolayı bir iş yeri bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmakla birlikte, muris Sulhettin’in ‘inşaat işçisi’ olarak çalışması karşısında, davalı Kurum’dan, mahkemece kabul edilen 01/01/2008 ile 31/08/2011 dönemle sınırlı davalı …’e ait ‘inşaat’ ile ilgili ya da farklı faaliyet konularında açılmış işyeri/işyerleri ile ilgili tüm bilgi ve belgeler Kurum’dan getirtilmeli ayrıca, davacının, beyanı alınmak suretiyle; muris …’in davalıya ait hangi iş/işlerde çalıştığı, ne sıfatla ve süreyle çalıştığı somutlaştırılmalı, bu işyerlerinden işyeri bordrolu tanıklarından davacının çalışmalarını bilebilecek nitelikte olanlardan gerek davacı ve davalı işverenin göstereceği tanıklar gerekse re’sen araştırma ilkesi ışığında; öncelikle belirtilen dönem kapsamında davacının çalıştığı iş yerindeki bordrolu tanıklar ile komşu işyeri tanıkları re’sen belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, tanıkların hizmet cetvelleri dosya içine alınmalı, belirlenmesi halinde komşu işyerinin/işyerlerinin vergi ve Kurum kayıtları getirtilmeli ve elde edilecek sonuca göre muris …’in, çalışmasının şekli ve kapsamı, sürekli çalışıp çalışmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği tereddütsüz belirlenerek, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden …’e iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.