YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/515
KARAR NO : 2021/16861
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
Dava, davacının prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı işverene ait işyerinde, 01/10/2009-18/03/2015 tarihleri arasında tasarımcı olarak çalıştığını, son ücretinin 3.400 TL olmasına rağmen bildirimlerinin asgari ücret üzerinden yapıldığını asgari ücret kısmının banka kanalı ile kalan ücretin ise elden ödendiğini belirterek, çalıştığı süre döneminde eksik bildirilen prime esas kazancın tespitini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı işveren vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının ücretinin ücret bordrolarında belirtildiği gibi olduğunu, davacıya iş hayatının akışından zaman zaman avans niteliğinde ödemeler yapıldığı, bunların maaşı gibi gösterilmeye çalışıldığını, davacının vasıfsız eleman olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili; davanın reddini istemiştir.
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; tüm dosya kapsamı toplanan deliller tanık beyanları, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı kayıtları ile bilirkişi raporu ve banka kayıtları nazara alındığında davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir.
B-BAM KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince; …. İş Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli, 2019/134 Esas- 2019/435 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; son maaşının 3.400 TL olduğu halde çalıştığı süre boyunca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, maaşının asgari ücrete tekabül eden tutarının bankaya bakiye kısmının ise elden ödendiğini belirtmiştir. Ayrıca, davacı, maaşını aldığında, bakiye tutarı banka hesabına kendisinin yatırdığından bahsetmiştir. Davacının, ışverenle yaptığı yazışmalarda da davacının 3.400 TL maaş aldığı açıkça görülmekte olduğunu belirterek … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi Kararının bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
IV-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasın, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Hizmet tespitine yönelik davalarda, 5510 sayılı Kanun 86. maddede (506 s. K m. 79), mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamlarının dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu nedenle sigortalının ücretinin ve davalı … Başkanlığı’na (Devredilen SSK) davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Davanın niteliği gereği çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli serbestlik söz konusu değildir. Ücretin ispatında Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/409-413, 2010/480-523, 2011/608-649 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 200. (1086 sayılı HUMK m. 288) maddesinde yazılı sınırları aşan, ücret alma iddialarının, yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı maddelerde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.
Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için veya bu miktar üzerinde olsa bile varlığı iddia edilen çalışma süresine ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin bulunması halinde tanık dinletilmesi mümkündür (1086 sayılı HUMK m. 292; HMK m. 202). Eğer ispat sınırının altında kalan ücretler, yine işçinin imzası bulunan belgelere dayanıyorsa yine aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerekecektir (HMK m. 201).
5510 sayılı Kanun 82. maddede (506 sK. M. 78) prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır.
Eldeki davada, davacının banka kayıtları irdelendiğinde, davacının ” maaş” adı altında yapılan ödemelerin Kuruma bildirilen tutarla örtüştüğü ne var ki; davacının, aynı gün hesabına ücretin elden ödenen bakiye kısmını bankaya yatırdığı iddiası ve buna dayanarak banka kayıtlarında süreklilik arzetmese de aynı günlerde “kasadan yatan” ya da “…” gibi açıklamalarla bir kısım meblağların da davacı hesabına aktarıldığı belirgindir. Mahkemece, davacının, banka hesabına “maaş” dışında yatan bu tutarların, banka ve taraflardan sorulup niteliğinin ücret olup olmadığı gereğince irdelenmeli, düzenli olmasa dahi bu yatan meblağların “ücret” olduğunun belirlenmesi durumunda ilgili aydaki miktar yönünden sigorta primine esas kazanç olarak hükmedilmesi gerekmektedir. Ayrıca davacının, işe iade dava dosyası celbedilerek incelenmeli, o dava kapsamında, davacıya tazminat ödenip ödenmediği, ve ödenen tazminatın tutarı devamla ücretinin ne kadar kabul edildiği belirlenip gözetilmeli ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekir,
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi…. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.12.2021gününde oybirliğiyle karar verildi.