YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5196
KARAR NO : 2021/13980
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
No : 2019/721-2021/62
İlk Derece
Mahkemesi : … Anadolu 19. İş Mahkemesi
No : 2017/331-2018/598
Dava, davalı …’in geçirdiği kazanın iş kazası olmadığına dair tespit istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … Tücekci tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili; davalı … ile aralarında hizmet sözleşmesi olmadığını belirterek, 04.01.2012 tarihli kazanın iş kazası olmadığının tespiti istemlidir.
II-CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davalı … ile birlikte davacının boya işini aldıklarını bu işi … vasıtasıyla aldıklarını, merdiven çıkan …’in düşerek yaralandığını belitrmiştir.
Davalı … ise, davacının su tesisatı işini yapıtğını, boya işini ise … ile …’in yaptığını, işyeri sahibinin “boya işi için tanıdığın var mı?” diye sorması üzerine diğer davalılar … ve …’yi çağırıp işverenle tanıştırdığını beyan etmiştir.
Davalı … vekili, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayalı olması ve kazanın işin yapımı sırasında gerçekleşmiş olması nedeniyle davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın reddine dair karar tesis edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur .
B-BAM KARARI
İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dair karar tesis edilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Uyuşmazlık davacı ve davalı kazalı … arasındaki ilişkinin nitelik ve kapsamı (hizmet sözleşmesi mi yoksa istisna akdi mi) noktasında toplanmaktadır.
Hizmet sözleşmesi ile eser sözleşmesi işgörme borcu doğuran sözleşmelerdendir. İşgörme sözleşmelerinin hemen tümünde müşterek olan nokta, taraflardan birinin (işgörenin) diğer tarafa (işsahibine) karşı daima bir iş görme borcu altına girmesi ve onun bu borcunu iş görme olarak nitelendirdiğimiz bir faaliyette bulunmak suretiyle yerine getirmesidir.
4857 sayılı Kanunun 8/1 maddesinde “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.” hükmü düzenlenmiştir. Maddede öngörülen tanıma göre iş sözleşmesi işgörme, ücret ve bağımlılık unsurlarından oluşmaktadır. Bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici unsurudur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 maddesinde “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” tanımı yapılmıştır. Tanımdan hareketle; eser sözleşmesinin unsurlarının, bir eserin meydana getirilmesi, eser meydana getirmeye karşılık ücret ödenmesi veya ücret ödemenin vaad edilmesi, tarafların meydana getirilecek eser ve karşılığında ödenecek ücret konusunda anlaşmaları olduğu söylenebilir.
Eser sözleşmesinde yüklenici kural olarak işi, iş sahibine bağımlı olmaksızın serbestçe yaptığı halde, hizmet sözleşmesinde işçi, sadece belirli veya belirsiz bir süre için “zaman” itibariyle işverene bağımlı olarak ve onun direktifi altında çalışır. İşçi, işverene karşı bağımlı bir halde çalışırken, yüklenici iş sahibine karşı daha bağımsız bir durumdadır. Her ne kadar eser sözleşmesinde, yüklenici iş sahibinin talimatlarına uymak zorunda olsa da, yapılan iş bakımından bağımsız bir niteliktedir. Yüklenici genel olarak eseri kendi araç ve personelleri ile yerine getirir.
Diğer yandan; eser sözleşmesinde, yaratılacak sonuç (eser) önemli öge olduğu halde; hizmet sözleşmesinde, belirli ya da belirli olmayan bir süreyle işgörme ögesi önemlidir. Yani bir eser ortaya çıkarmayan emek harcamaları da, iş sözleşmesi yönünden işgörme sayılır. Eser sözleşmesi belli bir sonucun meydana getirilmesi şeklinde oluşurken, hizmet sözleşmesinde herhangi bir sonuç taahhüt edilmemektedir. Başka bir ifadeyle, eser sözleşmesinde, bir bina gibi eserin tamamlanması taahhüt edilirken, hizmet akdine bağlı çalışan işçinin bu tarz bir taahhüdü bulunmamaktadır. Hizmet sözleşmesinde, belirli veya belirsiz bir süreliğine hizmet ediminin hasredilmesi söz konusu iken işçi açısından sonucun varlığı önemli değildir.
Ayrıca, eser sözleşmesinde iş sahibi eserin meydana getirilmesi aşamasında yükleniciye doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak talimat verebilir.İş sahibinin eserin meydana getirilmesi aşamasında yükleniciye bizzat verdiği talimata doğrudan talimat, temsilcisi aracılığıyla verdiği talimata dolaylı talimat denir. İş sahibinin yükleniciye talimat verme yetkisi bizzat eser hakkında olabileceği gibi, eserin meydana getirilme tarzına ilişkin de olabilir.
Eldeki davada, Kurumca düzenlenen 19.07.2013 tarihli inceleme raporunda…’nin, söz konusu işi Yücel’den aldıklarını, ücret hususunu…ile konuştuklarını, Yücel’in kendisine iki kişi gerektiğini söylemesi üzerine kendisinin de… Şahine’e söylediğine dair beyan vermesi, …’in ise, arkadaşı…’in kendisine bir iş olduğunu söylemesi, işveren ile…’nin görüştüğünü beyan etmesi karşısında; … ..A.Ş. ile…arasında dükkanın yenilenmesi konusunda eser sözleşmesi niteliğinde anlaşma yapıldığı, kazalı…’un da…tarafından… aracılığıyla işe alındığı, günlük yevmiye usulü çalıştırıldığı; bu kapsamda kazalı ile davacı şirket arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığı, bu nedenle davacı şirket yönünden olayın iş kazası sayılması mümkün olmadığından; davanın kabulüne dair karar tesis edilmesi gerekirken; davanın reddine dair karar tesisi yoluna gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.