Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/5269 E. 2023/1360 K. 17.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5269
KARAR NO : 2023/1360
KARAR TARİHİ : 17.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/699 E., 2021/353 K.

KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/381 E., 2019/65 K.

Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, “Müvekkilinin, 3201 sayılı Kanun kapsamında yurtdışı borçlanması da yaparak 1.5.2013 başlangıç tarihi itibariyle 2/593106 tahsis numarasıyla emekli olduğunu, davalı Kurumca müvekkiline bağlanan aylığın 726,96 TL olup, emsallerine göre oldukça düşük kaldığını, emekli aylığının tekrar hesaplanıp düzeltilmesi için davalı Kuruma başvurulduğunu, ancak davalı Kurumca “aylık hesabında dikkate alınan prime esas kazanç ve prim ödeme gün sayılarında bir hatanın olmadığı” belirtilerek, bu başvurusunun reddedildiğini, davalı Kurumun işbu işleminin hesaplama hataları ve hukuka aykırı olduğundan, müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu” iddia ile, “Müvekkiline bağlanan yaşlılık aylığının, konusunda uzman bilirkişilerce hesaplanarak tespiti ile doğacak aylık farklarının, yaşlılık aylığının bağlandığı 1.5.2013 tarihinden bu yana tahsiline karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu aylığında herhangi bir hatanın bulunmadığını, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile düzenlenen bilirkişi raporunun mevzuata ve denetime elverişli olduğu gözetilerek, davacıya 1.5.2013 tarihi itibariyle bağlanan 726,96 TL yaşlılık aylığının hesabında herhangi bir hatanın söz konusu olmadığı ve adı geçene herhangi bir eksik aylık ödemesinin söz konusu olmadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, aylığının eksik hesaplanarak ödendiğini, davasının kabul edilmesi gerektiğini, buna göre de usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacının … İlinde kurulu Bağ Yağları San. Tic. A.Ş.’ne ait … sicil sayılı işyerinden iletilen işe giriş bildirgesine istinaden, 1.9.1986 tarihinden itibaren … s.s. numarasında tescil edildiği, … sicil sayılı işyerinde 1.9.1986–17.10.1987 tarihleri arasında toplam 397 gün 4/1-a (SSK) kapsamında sigortalı çalışması ile … sicil sayılı işyerinde 9.4.2012–30.9.2012 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında 172 gün sigortalı çalışmasının bulunduğu, …Bağ numarasıyla 7.9.2001–20.2.2003, 23.3.2003–14.4.2003 ve 1.8.2006–17.10.2006 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b (Bağ-Kur) kapsamında 1 yıl 8 ay 21 gün (621 gün) zorunlu sigortalı hizmetlerinin olduğu, Bağ-Kur prim borçlarının tamamını 29.4.2013 tarihinde bitirdiği, 21.6.2012 tarihli, 11.288.117 varide sayılı yurtdışı hizmet borçlanma talep dilekçesi ile yurtdışında (Almanya’da) çalışılan ve boşta geçen sürelerinin tamamını 3201 sayılı Kanun’a göre borçlanma talebinde bulunması üzerine; 7.7.1993–11.9.1996 ve 2.6.2004–31.12.2011 tarihleri arasında 3875 günlük hizmetinin borçlandırıldığı, borçlanma tutarı olan 36642,00 TL’nı yasal süresinde ve 7.1.2013 tarihinde T.C. Ziraat Bankası … Şubesi kanalıyla Kurum hesabına yatırdığı, ilk borçlanma tahakkukunda Bağ-Kur hizmetleri dikkate alınmadığından, borçlanma tahakkuk cetvelinin yeniden düzenlenerek, 7.7.1993–11.9.1996, 2.6.2004–31.7.2006 ve 18.10.2006–31.12.2011 tarihleri arasındaki yurtdışı hizmetlerinin 3799 gün olarak 35923,34 TL üzerinden borçlanmasının düzeltildiği, 14.12.2012 tarihli, 21792239 varide sayılı dilekçesi ile 31.10.1984–30.4.1986 tarihleri arasında geçen 1 yıl 6 aylık (540 günlük) askerlik hizmetini borçlandığı, borçlanma tutarı olan 5416,20 TL’nı 7.1.2013 tarihinde T.C. Ziraat Bankası … Şubesi kanalıyla Kurum hesabına ödediği, 11.1.2013 tarihli, … varide sayılı tahsis talep ve beyan taahhüt belgesi ile davalı Kurumun Konak Sosyal Güvenlik Merkezinden yaşlılık aylığına tahsis talebine istinaden, kendisine 506 sayılı Kanun’un 4759 sayılı Kanun ile değişik Geçici 81/B-e maddesi uyarınca 569 günlük 4/a (SSK) hizmetleri, 621 günlük 4/b (Bağ-Kur) hizmeti, 3799 günlük 3201 sayılı Kanun’a göre yurtdışı borçlanması ve 540 gün askerlik borçlanması olmak üzere, toplam 5529 gün üzerinden 9475 gösterge rakamı, 12 derece 1 inci kademe (2000 yılı öncesi %62, 2000 yılı sonrası %45, 1.10.2008 sonrası %30,72) aylık bağlama oranı üzerinden ve (4/b prim borcunu ödediği 29.4.2013 tarihini takip eden) 1.5.2013 tarihinden başlamak üzere, 42/593106 tahsis numarasıyla 726,96 TL yaşlılık aylığı bağlandığı ve ödendiği, davacının, 31.12.1999 öncesi, 01.01.2000-30.09.2008 arası ve 01.10.2008 tarihinden tahsis talep tarihine kadar prim ödeme gün sayısının bulunduğu, her üç dönem yönünde yapılan kısmi yaşlılık aylığı hesaplaması neticesinde davacının aylığının doğru hesaplanıp tahsis edildiği anlaşılmakla aylığının tahsisinde herhangi bir hatanın bulunmadığı görülmekle ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davacı taraf bilirkişi … raporunun hükme esas alınması gerektiğini ifade etmiş ise de söz konusu raporun 3 üncü sayfasında Yargıtay tarafından yapılan emsal değerlendirme ve kabullerin esas alınamayacağı açıkça vurgulanmış olmakla yerleşmiş uygulamaya aykırı iş bu raporun esas alınmayacağı açıktır.

Dosyadaki yazılara,hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK ‘nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili kurum işlemlerinde hata olduğunu, müvekkiline bağlanan yaşlılık aylığı hesaplamasında bir hata yapıldığının açık olduğunu, buna göre davanın reddi yerine kabulü gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya bağlanan aylığın eksik ödenip ödenmediği ile davalı kurumca sonradan yapılan uygulamanın aylık miktarına etkisinin bulunup bulunmadığı ile davacının bu nedenle fark aylık alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle davacı hakkında bağlanan aylıkta hata olup olmadığına ilişkin aldırılan dosyadaki ilk raporun hatalar içermesi, mahkemece sonradan aldırılan raporun ise denetime elverişli ve yasal dayanakları doğru belirlenen uygun hesap parametrelerinin belirlenmesi ile hükme esas alınması gerektiğinin belirgin olması karşısında, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.