Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/5532 E. 2021/14313 K. 16.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5532
KARAR NO : 2021/14313
KARAR TARİHİ : 16.11.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2016/161-2020/1063

İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyularak (21. HD) ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde davacılar, davalı …, davalı …Ş. ve davalı Kule Hizmet ve İşletmecilik A.Ş. tarafından temyiz edilmesi ve de davalı … Hizm. A.Ş. ve davalı Kule Hizmet ve İşletmecilik A.Ş. tarafından duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.10.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalılar adına gelen olmadı. Temyiz eden davalı … adına Av. … ve davacılar adına Av. … geldiler. Diğer davalı adına da gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dosya kapsamından davacılar eş ve çocukların 01/12/2010 tarihinde asıl dava dosyasını davalılar …, Özaş İnş. Telekom. Elektrik Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Turkcell İletişim Hizm. A.Ş.‘ne karşı, davacılar eş, çocuklar ve annenin 21/05/2014 tarihinde birleşen … Anadolu 10. İş Mahkemesinin 2014/323 Esas sayılı dava dosyasını davalılar …, Özaş İnş. Telekom. Elektrik Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti., Turkcell İletişim Hizm. A.Ş. ve Kule Hizmet ve İşletmecilik A.Ş.‘ne karşı, davacılar eş, çocuk Tuğba ve kardeşlerin 30/07/2018 tarihinde birleşen … Anadolu 17.İş Mahkemesinin 2018/337 E. sayılı dava dosyasını…İnş. Telekom. Elektrik Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti., Turkcell İletişim Hizm. A.Ş. ve Kule Hizmet ve İşletmecilik A.Ş.‘ne karşı açarak maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulundukları anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesi uyarınca; “Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanunun 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Kanunun 297. maddesinin (2). Fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur.
6100 sayılı HMK.’nun 166’ncı (Mülga HUMK. nun 45’inci) maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmesi mümkün olup, davaların birleştirilmesi sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurur. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar.
Somut uyuşmazlıkta, asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden ayrı başlıklar altında infaza elverişli ayrı ayrı karar verilmesi gerekirken asıl ve birleşen tüm davalar yönünden tek bir hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
O halde davalı …’ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı …’ın sair temyiz itirazları ile temyiz eden diğer tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harçlarının istek halinde yatıran taraflara iadesine, davalı … avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılara yükletilmesine, 16/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.