Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/5726 E. 2022/12228 K. 11.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5726
KARAR NO : 2022/12228
KARAR TARİHİ : 11.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No :

Dava, mükerrer tahsilat iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerinin istinafa başvurması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf isteminin kesinlikten reddine, davalı istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi7.Hukuk Dairesince verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I- İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı …’ın 03.12.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle müvekkili aleyhine açtığı dava neticesinde verilen … 1. İş Mahkemesi’nin 2014/162 E- 2015/530 K sayılı kararıyla 83.022,01 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, bu ilamın … 22. İcra Müdürlüğü’nün 2015/17042 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konulduğunu ve kararın temyiz incelemesi neticesinde kesinleşmesiyle tehiri icra kararı kapsamında depo edilen teminat mektubunun bozdurulmaması için aracın sigorta şirketinin ödeme yapması için müvekkili tarafından yapılan görüşmede, davalının aynı zamanda iş bu takibe konu davadan önce, iş kazasının gerçekleştiği aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası olan … A.Ş.’ne karşı açmış olduğu dava neticesinde verilen … 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/218 E- 2013/391 K sayılı dosyasındaverilen ilamı icraya koyarak 04.02.2014 tarihinde 158.972,37 TL ödeme aldığı bilgisinin edinildiğini, bu sebeple … 22. İcra Müdürlüğü dosyasına depo edilen 220.000 TL’lik teminat mektubundan 26.10.2016 tarihinde 207.330,14 TL’lik ödemenin davalıya yapıldığını, bu şekilde davalının sigorta şirketinden 04.02.2014 tarihinde 158.972,37 TL’lik ödeme almasından sonra aynı miktarı müvekkilinden de icra kanalıyla mükerreren tahsil etmiş olması nedeniyle mükerrer tahsil edilen iş kazası tazminatının ödeme tarihinden itibaren istirdadını talep etmiştir.

II- CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin 06.08.2015 tarihinde iş mahkemesi ilamının icrası için başlatılan takibe 13 gün sonra teminat mektubu koyarak ödemede bulunduğunu bu nedenle açılan dava için zamanaşımının dolduğunu İş Mahkemesi hükmünün temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini ve yargılamanın yenilenmesi talebinin de reddedildiğini, davacı şirketin sigorta şirketinin ödeme yapması ihtimalini gözeterek ihbar talep ettiğini ve temyizinde de bu hususu temyiz konusu yaptığını, davacının basiretli bir tacir olarak davranarak ödeme yapılıp yapılmadığının Sigorta Şirketinden sorulmasını talep etmediğini, Ticaret Mahkemesinde görülen davanın poliçe limitiyle sorumlulukla sınırlı maddi tazminat istemli bir dava olduğunu her iki davanın hukuki dayanaklarının birbirinden farkı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir..
III- MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince özetle; “Davanın kısmen kabulü ile; net 154.420,94 TL alacağın ödeme tarihi olan 26/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Bölge Adliye Mahkemesince özetle“I-Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin; karar tarihi itibariyle reddedilen miktarın kesinlik sınırı altında (5.360 TL) kalması nedeniyle HMK 341/2. Maddesi uyarınca kesinlik nedeniyle reddine,
II-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun; HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince; esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İcra takibi dosyasına teminat mektubunun depo edildiği tarihin ödeme tarihi olarak esas alınması gerektiğini bu tarihten itibaren sebepsiz zenginleşmede geçerli 2 yıllık sürenin geçtiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, İş Mahkemesi kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olması nedeniyle davaya konu alacağı tahsile hakkının olduğunun tespit edildiğini, davacının sigorta ödemesi olduğunu bilmediği iddiasının dinlenemeyeceğini, basiretli tacir olarak sigortadan ödeme yapılıp yapılmadığını Mahkeme kanalıyla sorulmasını temin etmediğini, her iki davanın konusunun farklı olduğunu, İş Mahkemesinde hizmet akdine dayalı, Ticaret Mahkemesinde ise davanın poliçeye dayalı olduğunu, iş bu dava için görevli mahkemenin de İş Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, hesap raporlarının çelişkili olduğunu beyanla kararın bozularak kaldırılmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
HMK’nun 27.maddesinde Hukuki Dinlenilme hakkı bu maddenin “c” bendinde ise “Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini” öngörmüştür. Bu kapsamda Hükmün Kapsamını düzenleyen aynı Kanunun 297.maddesinin “c” bendinde “Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin” kararda gösterilmesini öngörmüştür.
Somut olayda,davacının istirdata hak kazandığı alacağın tespiti açısından hesap bilirkişiden raporlar alındığı, alınan 16.09.2019 tarihli ilk raporda, İş Mahkemesi kararında hükmedilen 83.022,01 TL maddi tazminatın icra takibine kadar işlemiş faizi olan 42.416,29 TL ile takip tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faizi olan 878,41 TL, bu alacağın fer’ileri niteliğinde vekalet ücreti ve vekalet ücretinin faizi 9.102,41TL ile yargılama gideri olarak 1.288,68 TL’nin toplamı olan 136.707,80 TL yönünden davalının davacıdanmükerrer tahsilatta bulunduğu tespit edilmişken; 07.02.2020 tarihli ikinci raporda, denetime elverişli olmayacak şekilde düzenlenen raporda davacının icra takibine konu İş Mahkemesi ilamına göredavalı alacaklının 83.022,01 TL’sinin maddi ve 25.000 TL’sinin manevi olmak üzere toplam 118,022,01 TLasıl alacağının bulunduğu bu asıl alacaktaki maddi tazminat alacağı miktarını, icra takibi dosyasına davacı borçlu tarafından depo edilen 220.000 TL’lik teminat mektubu miktarına oranlanarak, davalının 154.420,94 TL mükerrer tahsilatta bulunduğunun tespit edildiği, Mahkemece iş bu 07.02.2020 tarihli ikinci rapora itibarla hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, hesap bilirkişiden alınan 16.09.2019 tarihli ilk raporun denetime elverişli ve dosya içeriğiyle uyumlu olmasına, 07.02.2020 tarihli ikinci hesap raporunun ise denetime elverişli olmadığı gibi Ticaret Mahkemesi ilamıyla daha önce sigorta şirketinden tahsil edilen tazminatın maddi tazminat olmasına karşın manevi tazminatın da hesap verileri içerisine dahil edilerek yapılan oranla belirlenen tazminat tutarına itibar edilmiş olması, aynı zamanda karar gerekçesinde ilk hesap raporuna itibar edilmeyip, ikinci hesap raporuna itibar edilmesinin gerekçesinin de belirtilmemiş olması yukarıda işaret edilen emredici usul hükümlerine aykırılık oluşturmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile HMK 369/1.maddesi kapsamında kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususlar dikkate alınarak ve bu aşamada bozma sebeplerine göre sair temyiz itirazları incelenmeksizin … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak; İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 11.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.