YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5867
KARAR NO : 2022/216
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : … 37. İş Mahkemesi
Dava, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacının Ziraat Bankası’nın …’de yaptırdığı soğuk hava depo inşaatını yapan davalı şirket işçisi olarak 23/03/1987 den itibaren 7 ay çalıştığını, bildirge verildiğini, ancak prim yatırılmadığını, bu nedenle kurumun bu tarihli sigorta başlangıcını kabul etmediğini belirterek işverenin ticareti terk ettiğini, ÇSGB kayıtları esas alınarak davalı olarak gösterildiğini bildirip 10/08/1987 tarihinde sigortalılığın başlandığının tespitini , en azından bir günlük sigortalılığın tescilini istemiştir. Talebin netleştirilmesi istenildiğinde 13.09.2017 tarihli açıklama dilekçesinde 1 günlük tespit istenildiğini belirtmiştir.
II-CEVAP:
Davalı kurum vekili, yetki, zaman aşımı itirazında bulunmuş, davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından “ Davacının … A.Ş’ye karşı açtığı davanın takipsiz bırakılması ve yenilenmemesi sebebiyle açılmamış sayılmasına,
Davacının kuruma karşı açtığı davanın kabulü ile davacının 10.08.1987 tarihinde de 1 gün süreyle asgari ücretle … sicilli … AŞ ye ait iş yerinde çalıştığının tespitine ” dair karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ:
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi hükmünde yer alan düzenleme ile genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun olduğu kabul edilmelidir.
Davacının, … sicil nolu işyerinden 10/08/1987 tarihinde işe ilk girişi yapılarak işe giriş bildirgesi verilmiş, 28/09/1987 tarihinde Kuruma intikal etmiştir. Bahse konu bildirgede hem davacının hem de işverenin imzası yer almaktadır.
Sigortalılık başlangıcının tespitine ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.06.2011 günlü 2011/307 E. – 2011/366 K. sayılı, 21.09.2011 günlüve 2011/527 E. – 2011/552 K. sayılı ilamları gözetildiğinde, 506 sayılı Kanunun 108. maddesi uyarınca, sigortalılık başlangıcı yönünden salt işe giriş bildirgesi verilmiş bulunması yeterli olmayıp, ayrıca Kanunun 2. maddesinde öngörülen şekilde fiili çalışmaların aranması da gereklidir.
Bu nedenledir ki, somut olayda uyuşmazlık fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yöntemince düzenlenip süresi içinde kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de, fiili çalışmanın varlığının ortaya koyulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Kanunun 79/8. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava, aynı zamanda sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında, adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak, yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda, çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı ve Anayasa’nın 60. maddesinde tanımlanan sosyal güvenlik hakkının niteliği gereği bu tür davalarda, hâkim, doğrudan soruşturmayı genişleterek, sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını resen belirlemelidir.
Bunun için de bu tür davalarda, işyerinde tutulması gerekli dosyalar ile kurumdaki belge ve kanıtlardan yararlanılmalı, ücret bordroları getirtilmeli, müfettiş raporları olup olmadığı araştırılmalı, işyeri çalışanları saptanmalı ve sigortalının hangi işte ne kadar süre ile çalıştığı açıklanmalıdır.
Eldeki davada; mahkemece, bordro tanıklarından Ramazan Kalip’in dinlendiği, bu kişinin sigorta başlangıcının, davacının talep sonrası 02/08/1988 tarihinde başladığı dinlenen diğer tanıkların ise çalışmanın geçtiği iddia edilen … Müh. Taah. Ve Tic. A.Ş işyerinden bildirimlerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkeme hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Dosya içerisinde mevcut belge ve tanık anlatımlarından, davacının 10/08/1987 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği … Müh. Taah. ve Tic. A.Ş tarafından TC. Ziraat Bankası Depo inşaat işinin yapıldığı anlaşılmakla ve davacının da bu inşaat işinde çalıştığının belirtilmesi karşısında, mahkemece, TC Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü ve İlgili şubesinden davacının çalıştığını iddia ettiği depo işinde çalışanların listesinin bulunup bulunmadığı sorulmalı, çalışmanın geçtiği dönem içerisinde çalışmayı bilebilecek banka müdür, şef veya çalışanlarının tespit edilerek ifadelerine başvurulmalı, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.