YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5956
KARAR NO : 2022/10379
KARAR TARİHİ : 13.09.2022
Mahkemesi : … 4. İş Mahkemesi
Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, kazalı sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla 5000,00-TL maddi, 200.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 27/05/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 297.061,19-TL’ ye çıkarmıştır.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kısmen kabulü ile,
1-(297.061,19 TL) maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-(35.000,00TL) manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile,
1-(297.061,19 TL) maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-(20.000,00TL) manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı işverenin mevzuat gereklerini yerine getirmediğini, işçilerin sağlığı ve güvenliğinin sağlanması konusunda gerekli tedbirleri almadığını ve tüm bu nedenlerle olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, iş kazası nedeniyle kalıcı olarak sakatlanan müvekkilin ruhunda çok derin ve giderilmesi zor tahribat yaratıldığını nazara alınarak müvekkilin duyduğu büyük acı ve elemin bir nebze dahi olsa hafifletilebilmesini teminen 200.000.TL manevi tazminat talep edilmesine rağmen yerel Mahkemece 35.000.TL olarak takdir edilen manevi tazminatın 20.000.TL’ye indirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını,
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza davasında alınan kusur raporu ile mahkemece aldırılan kusur raporlarının çelişkili olduğunu, hesap raporunun hangi yaşam tablosuna göre hazırlandığı belli olmadığını, davacının ücretinin hatalı hesaplandığını, … 33. İş Mahkemesi’nin 2016/1215 E. Sayılı dosyası üzerinden kesin rakamlar belirlenip çözümlenmeden bilirkişinin varsayıma dayalı hatalı belirlemeler yapmasının da kabul edilemeyeceğini, 20.000TL manevi tazminat miktarının olayın oluş şekli ve davacıda meydana gelen zarar gözönüne alındığında fahiş miktarda olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava, 02/06/2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında uyuşmazlığın davacı sigortalının iş kazasının gerçekleştiği tarihte almakta olduğu ücret noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Kazalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Öte yandan, gerçek ücretin ise; öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, fazla mesai vb ek ödemelerin devamlılık arz etmesi halinde hesaba esas ücrete dahil edilmesi gerektiği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanmaktadır.
Dosya kapsamından, meydana gelen iş kazası neticesinde davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %15 olduğu, kazanın meydana gelişinde davacının %30, davalı işverenin ise %70 oranında kusurlu oldukları, davacının kaza tarihi itibariyle 23 yaşında olduğu, davacı vekilinin müvekkilinin kalıpçı ustası olduğunu beyan ettiği, kazalının ücretini belirlemek noktasında tanık beyanlarının alındığı, Mahkemece emsal işi yapan işçilerin aldığı ücretin araştırıldığı, bu amaçla; … SEN ve … İnşaat Sanatkarları Esnaf Odası‘ndan kazalının kaza tarihinde alabileceği ücretlerin sorulduğu, ilk derece mahkemesince alınan 04/05/2020 tarihli bilirkişi hesap raporunda seçenekli olarak asgari ücretin 1,75 katı ( sosyal ve ekonomik durum araştırmasına yönelik kolluk tarafından düzenlenen tutanakla belirlenen ) ile asgari ücretin 3,20 katına ( tanık beyanları ve emsal ücret araştırması ile belirlenen) denk gelen ücret üzerinden çalıştığı varsayımından hareketle hesaplama yapıldığı, davacı tarafın asgari ücretin 3,20 katına göre yapılan hesap üzerinden maddi tazminat istemini ıslah ettiği, mahkemece asgari ücretin 3,20 katı olarak belirlenen ücret üzerinden yapılan hesaplama ihtimaline üstünlük tanınmak suretiyle hatalı sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle davacının olay tarihinde yaptığı iş ile işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ve özellikle bu iş alanında usta işçi niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra; bu niteliklere uygun davacı sigortalının olay tarihinde alabileceği ücretin tespiti açısından TÜİK, Çevre Şehircilik Bakanlığı ve İlgili Meslek Odalarından (sendikasız olması halinde sendikalardan bildirilen ücretlerin de dikkate alınamayacağı hususunu da dikkate almak suretiyle) emsal ücret araştırması yapmak, tespit edilen bu ücreti, kaza tarihindeki asgari ücrete oranlayarak hesap bilirkişiden alınan 04/05/2020 tarihli mevcut hesap raporuna uygulamak, İlk derece Mahkemesince verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmediği dikkate alınarak bu raporda davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı dikkate alarak işlemiş (bilinen) devre sonunu ileri çekmemek ve diğer hesap verilerinde bir değişikliğe gitmeden düzenlenecek hesap raporunu hükme esas almak suretiyle davacının maddi tazminat alacağının belirlenmesine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13/09/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.