Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/6522 E. 2021/15172 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6522
KARAR NO : 2021/15172
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : …Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, davacının 31.12.1991-26.09.1995 tarihleri arasında iptal edilen esnaf Bağ-Kur sigortalılığı nedeniyle bu tarihler arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, …. Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; …. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün haksız işleminin iptali ile müvekkilinin 31.12.1991-26.09.1995 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğun tespiti ile 04.01.2016 tarihli başvurusuna istinaden 01.02.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesi yönünde talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1479 sayılı Bağ-Kur Yasasının 24. maddesinde değişiklik yapan 3165 sayılı Kanunun 6. maddesi gereği 09.05.1990 tarihinde başlayan vergi kaydıdan dayanılarak başlatılan kurum sigortalılığı, 1479 sayılı Bağ-Kur Yasasının 25. maddesinde değişiklik yapan 3165 sayılı Kanunun 7. maddesi gereği 31.12.1991 tarihinde sona eren vergi kaydına dayanılarak 31/12/1991 tarihi itibariyle sona erdirilmiş olup 3165 sayılı Kanunun 6. maddesi gereği 26.09.1995 tarihinde başlayan esnaf sicil ve vergi kaydına dayanılarak 26.09.1995 tarihi itibariyle yeniden başlatılıldığını, davacının 31.12.1995-26.09.1995 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına yasal imkan olmadığını, davacının 1479 sayılı Kanunun 79. maddesi kapsamında isteğe bağlı sigortalı olmak yönünde kuruma yazılı başvurusu ve isteğe bağlı sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde herhangi bir prim ödemesi bulunmadığını, davacının isteğe bağlı sigortalı olması da yasal olarak mümkün olmadığını, davacının fazla prim ödemesinin de bulunmadığını, bu sebeple haksız olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
II-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kabulü ile;
1-…Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 08.01.2016 tarihli 135710 sayılı kurum işleminin iptaline,
2-Davacının 31.12.1991-26.09.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında 5510 sayılı Yasa’nın 4/b maddesi gereği Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,
3-Davacının 01.02.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı Kurum vekili, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“… Davacıya ait Bağ-Kur hesap dökümlerinin incelenmesinde ise 1997 affından yararlandığının belirtildiği ve 1997 yılında 4 adet prim ödemesi yaptığı görülmüştür.
Davacı, 1997 affından yararlanarak ödenmesi gereken primleri ödemiş olup tahsil edilen primler davalı Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olduğundan Kurumun bu süreyi iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu süreyi de sigortalılık süresi olarak kabul etmek gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
Somut olayda davacının dava konusu döneme ilişkin prim borçlarının 1997 affı ile tahsil edildiği, davacının primleri tahsil edilen ve kurum tarafından uzun süre kullanılan uyuşmazlık konusu olan kurumca kabul edilmeyen dönemde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmesi yerindedir. Davalının istinaf itirazları bu nedenlerle yerinde değildir…” gerekçesiyle davalı Kurumun istinaf talebini HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddetmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili tarafından, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek anılan kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, davacının 31.12.1991-26.09.1995 tarihleri arasında iptal edilen Bağ-Kur sigortalılığı nedeniyle bu tarihler arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile aksi yöndeki kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının vergi mükellefiyet dönemlerine göre 09.05.1990-31.12.1991 tarihleri arasında esnaf Bağ-Kur sigortalılığının tescil edildiği, davacının vergi mükellefiyet dönemlerinin ise 09.05.1990-31.12.1991 ile 26.09.1995-30.09.1995 olduğu, Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğünde 26.09.1995-09.12.2015 arasında sicil kaydı olduğu, yine …. Marangozlar ve Hızarcılar Odasında 02.10.1995-02.11.1998 tarihleri arasında üyelik kaydının bulunduğu, davacının ayrıca sigortalılık kapsamında 15.04.1992 tarihinde 199.500 TL ve 25.000 TL, 15.06.1992 tarihinde 224.500 TL, 17.08.1992 tarihinde 244.000 TL, 25.10.1992 tarihinde 244.000 TL tutarında prim ödemelerinin olduğu bu tarihten sonra başlayan ilk ödemelerinin ise 24.06.1997 tarihinde başladığı bu tarihte 2.3000.000 TL, 02.10.1997 tarihinde 5.900.000 TL, 31.10.1997 tarihinde 7.750.000 TL, 02.02.1998 tarihinde 8.175.936 TL ödeme yaptığı ve bu tarihten sonra düzenli şekilde ödemelerinin devam ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen davacı tarafından 1992 ve 1997’de yapılan prim ödemelerinin 92 ve 97 affı kapsamında yapılıp yapılmadığının belirlenerek ,ödemelerin bu kapsamda yapıldığının anlaşılması halinde 1992 yılında yapılan ödemelerin karşılık geldiği sigortalılık süresinin ne olduğu Kurumdan sorulmalı, yine 1997 yılında yapılan ödemelerin 26.09.1995 sonrasına ait sigortalılık primlerini de içerip içermediği, içeriyorsa bu süreler mahsup edilip dışlandıktan sonra,içermiyorsa söz konusu 1997 yılı ödemelerinin de karşılık geldiği sigortalılık süresinin ne olduğunun Kurumdan sorulmak suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre davacının sigortalılık süresi ve yaşlılık aylığına ilişkin talepleri hakkında bir karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.