Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/6644 E. 2023/189 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6644
KARAR NO : 2023/189
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/440 E., 2021/216 K.
vekili Avukat …
İHBAR OLUNAN : … Sigorta A.Ş. ( Eski … Sigorta A.Ş.)
DAVA TARİHİ : 08.02.2012
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/270 E., 2018/649 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminat ile manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 28.10.2010 tarihinde davalı şirketin Adıyaman ili Gölbaşı ilçesindeki inşaat işinde çalışırken geçirdiği iş kazası nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı işverenin zarardan sorumlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 155.590,89 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde, olayın oluş şekli dikkate alındığında tüm kusurun davacıya ait olduğunun anlaşılacağını, müvekkilinin olayda bir kusuru bulunmadığını, davacının ceza soruşturmasında da şikayetçi olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı işveren işçisi olarak çalışmakta iken, 28.10.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu yaralandığı, dosya üzerinden alınan Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun birbirini teyit eder mahiyetteki karar ve raporu ile davacının iş kazası nedeniyle %35,2 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği, Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1450 Soruşturma, 2011/748 Karar numaralı kararı ile şikayet yokluğu sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dosya üzerinden bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda davalı şirketin %75, dava dışı şantiye şefi … ‘ a %5, davacı işçinin %20 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, kaza nedeniyle davacının Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu kararı ile sürekli iş göremezlik oranının %19,2 olarak belirlendiği,14.09.2018 tarihli hesap raporunda davacının maddi tazminatının 208.661,24 TL olarak tespit edildiği, ancak bilirkişi raporu hesabında davacıya SGK tarafından yapılan ödemelere ilişkin mahsup yapılmadığından, mahkemece Kuruma yazılan müzekkere sonucu davacıya bağlandığı anlaşılan ilk peşin sermaye değerli gelirin rucü edilebilir %80 ‘ lik kısmı olan 42.456,28 TL’sinin bilirkişi tarafından bulunan maddi tazminat tutarından mahkemece düşülmek suretiyle gerçek zararının 166.204,96 TL olarak belirlendiği, ıslah dilekçesiyle 155590,89 TL ‘ nin talep edildiği belirtilerek,

1.Davanın kısmen kabul,kısmen reddi ile maddi tazminat 155590,89 TL.nin kaza tarihi olan 28.10.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2. Manevi tazminat 15000,00 TL.nin kaza tarih olan 28.10.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu iş kazasının TOKİ tarafından yaptırılan konutların inşaatında meydana geldiğini, işverenin kendi üzerine düşen her türlü sorumluluğu eksiksiz olarak yerine getirdiğini davacının saha alanında kişisel olarak uymakla yükümlü olduğu kurallara uymadığını, gerekli dikkat ve özeni göstermediği için bu şekilde bir iş kazasının meydana geldiğini, dosyada yer alan kusur ve maluliyet oranlarını da kabul etmediklerini, davacının kendi beyanıyla Gölbaşı/Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığında müvekkili şirketten şikayetçi olmadığının 23.12.2010 tarihli ifade tutanağında yer aldığını, iş kazasının meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğnu müvekkilinin kusursuz olduğunu belirterek kararın ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “..SGK iş müfettişi tarafından hazırlanan denetim raporunda davacının %10 oranında davalının %90 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Kurum sağlık kurulu raporu, sosyal sigorta yüksek sağlık kurulu raporu ve adli tıp raporu ile davacının sürekli işgöremezlik derecesinin %35,2 oranında belirlendiği anlaşılmıştır. İş güvenliği uzmanı bilirkişi kurulundan alınan kusur raporuna göre davacının %20 oranında davalının %75 oranında, şantiye şefi … ‘ın %5 oranında kusurlu olduğu anlaşılmış, alınan raporun oluşa uygun denetime elverişli nitelikte olduğu, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerekeceği belirterek kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya koyduğu anlaşıldığından kusur raporunun hükme esas alınması yerinde olduğu …” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, kusur ve davacının sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiklerini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz sebepleri ve kapsamına göre davalı vekilin tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.