YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6732
KARAR NO : 2021/12813
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi
Dava, sigortalılık süresinin tespiti ve aidiyet istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı asil dava dilekçesinde 01.04.1982 tarihinde çalışmaya başladığını, bu tarihten itibaren prim yatırılmaya başlandığını belirterek sigortaya esas hizmet süresinin tespitini talep etmiş; 26/05/2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile, SGK primlerinin …nolu T.C. kimliklerinden çıkartılıp, kendi T.C. kimlik numarası olan 41359965350 numarasına kaydının yapılmasını istemiştir.
II-CEVAP:
Dahili davalı …; 09.07.1973 yılında … fabrikasında işe girdiğini, 1973 Ekim 30 da işi bıraktığını, 1974 yılından itibaren … kurumunda çalıştığını, askerden döndükten sonra …’de çalıştığını, 2002 yılında emekli olduğunu belirten cevap dilekçesi sunmuştur.
Dahili davalı …; babasının güvenlik görevlisi olarak Yapı Kredi’den emeklilik haklarına sahip olduğunu, 2012 de vefat eden annesi …’e maaş bağlandığını, davacının bahsettiği sigorta primlerinin ve emekliliğinin tamamen babasının şahsi bilgileri olduğunu, sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, davanın yöntemince kanıtlanması gerektiğini, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu ve resen araştırma yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile, dahili davalı …’nin (…TC Kimlik Nolu) hizmet döküm cetvelinde kayıtlı bulunan …sicil sayılı işyerinden bildirilmiş olan hizmetlerin ve yine …sicil sayılı iş yerinden bildirilmiş olan hizmetlerin davacının sigortalı hizmeti olarak kabulüne, kayıtların bu şekilde düzeltilmesine, müteveffa …’in (…TC Kimlik Nolu) hizmet döküm cetvelinde kayıtlı bulunan …sicil sayılı işyerinden bildirilmiş olan hizmetlerin ve yine …sicil sayılı iş yerinden bildirilmiş olan hizmetlerin davacının sigortalı hizmeti olarak kabulüne, kayıtların bu şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulüne dair ilk karar … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin 27/12/2018 tarih 2018/38- 2018/2291 karar sayılı ilamı ile;
“ Mahkemece,
1.Davacının nüfus kaydının “…” olduğu, sigortalı işe giriş bildirgelerinde ye alan nüfus kayıtlarının ise “… doğumlu … 060/01, 70, 33 sıra numarasında nüfusa kayıtlı …” ve “… nüfusu 060/01, 70, 33 sıra numarasında nüfusa kayıtlı …” olduğu anlaşılmakla; mahkemece Nüfus Müdürlüğünden taraflar dışında bu kimlik bilgilerinde kişi veya kişiler olup olmadığının sorulmadığı, var ise beyanının alınmadığı, hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle hizmete yönelik bir aidiyet iddialarının bulunması halinde davaya dahil etmesi için davacıya süre verilmediği,
2.Kolluk eliyle …köyünden, davacı ve davalı …’nin her ikisi bakımından ayrı ayrı bu isim ve kimlik bilgilerinde kişi veya kişiler olup olmadığının araştırılmadığı,
3.Sigortalı işe giriş bildirgeleri üzerinde imza ve var ise fotoğraf incelemesi yapılmadığı,
4.Dönem bordroları getirtilerek, işyerlerinde karışıklığa neden olacak biçimde aynı isimde başkaca kişiler olup olmadığının araştırılmadığı,
5.Aidiyet tespitine konu hizmetin gerçekte kime ait olduğu noktasında her bir işyerinden ayrı ayrı bordro tanıklarının dinlenmediği anlaşılmakla; resen toplanması gereken bu delillerin toplanmaması Dairemizce HMK 353. maddesindeki hiç bir delil toplanmaması niteliğinde kabul edilmiştir.” gerekçesiyle kaldırılması üzerine mahkemenin 2019/33 esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
Yeniden verilen karar; Bölge Adliye Mahkemesince “Gönderme kararı sonrasında; Jandarmaya yazı yazılarak … köyünden, davacı ve davalı …’nin her ikisi bakımından ayrı ayrı bu isim ve kimlik bilgilerinde kişi veya kişiler olup olmadığının araştırıldığı, nüfus müdürlüğünden nüfus kaydının getirtildiği, dönem bordrolarının celp edildiği, bordro tanığı dinlendiği, işe giriş bildirgeleri temin edilemediğinden inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamı ve mahkemenin gerekçesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle “Davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine ” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, hak düşürüce sürenin dolduğunu, farklı sigorta numaraları ile yapılan bildirimlerde çakışma olmamasının davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğunu, aynı sürede farklı numaralarda aynı işyerinden aynı kişiye ait bildirim yapılmış olsaydı belki davacının iddialarına itibar olunabileceğini, fakat somut olayda böyle bir durumun mevcut olmadığını, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, aidiyet tespiti istemine ilişkin olup, bu tür davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 8630664 sigorta sicil numarasıyla, … 1956 doğumlu, … nüfusu 060/01, 70, 33 sıra numarasında nüfusa kayıtlı …’nin 4.4003.413046.34 sicil sayılı “…” adresinde bulunan “…İnşaat ve Ticaret AŞ” işyerinde 10.10.1984 tarihinde çalışmaya başladığına dair tekrar sigortalı işe giriş bildirgesinin 9.11.1984 tarihinde Kuruma verildiği, 8630664 sigorta sicil numarasıyla, …doğumlu, … nüfusu 060/01, 70, 33 sıra numarasında nüfusa kayıtlı …’nin 4.4003.384741.34 sicil sayılı “… …” adresinde bulunan “… İnşaat ve Ticaret AŞ” işyerinde 25.11.1983 tarihinde çalışmaya başladığına dair sigortalı tekrar işe giriş bildirgesinin 27.12.1983 tarihinde Kuruma verildiği, bu giriş kayıtları ile birlikte, …sicil numarasında 25.11.1983-1.10.1984 tarihleri arasında geçen ve…sicil numarasında 10.10.1984 –30.11.1986 tarihleri arasında geçen hizmetlerin …’in hizmet cetvelinde … sigorta sicil numarasında kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, ihtilaf konusu dönemde, 413046.34 sicil sayılı ve … sicil sayılı … İnşaat ve Ticaret AŞ işyerlerine ait dönem bordrolarında kayıtlı bordro tanıkları resen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurmak suretiyle 8630664 sigorta sicil numarası ile … İnşaat ve Ticaret AŞ işyerleri nezdinde bildirilen dava konusu hizmetlerin davacıya ait olup olmadığı hususunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.