Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/6748 E. 2022/14193 K. 15.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6748
KARAR NO : 2022/14193
KARAR TARİHİ : 15.11.2022

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
No :

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince davalı Türkiye … Müdürlüğü’nün istinaf başvurusunun esastan reddine, diğer davalıların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraflarca temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
A.Davacının Manevi Tazminat İstemine İlişkim Hüküm Yönünden;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362. maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2. maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”
HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. – 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 – 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir.
Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
Somut olay incelendiğinde, davacının manevi tazminat istemi hakkındaki hükmün miktar yönünden yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, davalılar …. ve Tic. A.Ş.’nin anılan hükme yönelik temyiz itirazlarının kesinlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
B.Diğer Hükümler Yönünden;
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
Dosya kapsamından 19/12/2014 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %41,00 olduğu, kazanın meydana gelişinde davacının %20, davalı Türkiye … Müdürlüğü’nün %20, diğer davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığın %20 oranında kusurlu olduğu, 07/01/2015 tarihli tediye makbuzu ile ödenen 5.000,00 TL’nin yardım parası olduğunun aynı makbuzda belirtildiği anlaşılmaktadır.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesinde, “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre tazminat alacaklısına ifa amacıyla yapılan ödemelerin hesaplanan maddi zarar tutarından indirilmesi gerektiği açıktır.
Somut olayda 07/01/2015 tarihli tediye makbuzu ile ödenen 5.000,00 TL’nin ifa amacıyla değil de yardım amaçlı ödendiği açık olduğuna göre bölge adliye mahkemesince bu tutarın hesaplanan maddi zarardan tenzil edilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 31/03/2021 Tarih, 2019/4983 Esas, 2021/856 Karar sayılı kararının;
A.Gerekçesinde yer alan „Dosya içerisinde bulunan 07/01/2015 tediye makbuzu..“ rakam ve sözcükleri ile başlayan paragrafının tamamen silinerek yerine geçmek üzere „Dosya içerisinde bulunan 07/01/2015 tediye makbuzu adı altında davalılar… şirketi tarafınca davacı …’a iş kazasından dolayı yardım parası 5.000,00 TL ödendiğinin yazıldığı açık olduğuna göre 5.000,00 TL’nin hesaplanan maddi tazminat miktarından mahsup edilmemesi yerindedir.“ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
B.Hüküm fıkrasının C bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
„C-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile,
1-156.230,95 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 19.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alınması gereken 14.770,73 TL harçtan alınan 375,71 TL peşin harç, 397,00 TL ıslah (tamamlama) harcı ve T.K.İ. tarafça 21/11/2019 tarihli … sıra nolu sayman mutemedi alındısıyla yatırılan 1.998,02 TL bakiye karar harcının toplamı olan 2.770,73 TL harcın mahsubuyla bakiye 12.000,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 27,70 TL başvurma harcı, 375,71 TL peşin harç ve 397,00 TL ıslah (tamamlama) harcın toplamı olan 800,41 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminat yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarife gereğince 18.791,94 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarife gereğince 8.600,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım nedeniyle 4.080,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan uyap kayıtlarında görülen 3.794,51 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddedilen miktarlarıyla orantılı olarak taktiren 3.626,78 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı … ve … şirketlerince yapılan 120,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddedilen miktarlarıyla orantılı olarak taktiren 5,30 TL’sinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, bakiye masrafın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-İstinaf nedeniyle davalı … ve … şirketlerinden ayrı ayrı peşin alınan 3.693,30’ar TL nispi istinaf karar harcı ile 121,30‘ar TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçenlere iadesine,
10-Harç tahsil işlemlerinin dosya temyiz edilmesi halinde dairemiz tarafından, temyiz edilmediği taktirde ise ilk derece mahkemesince ikmal edilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7035 sayılı yasa ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 361. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/03/2021“ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, fazla yatırılan harcın davalılara iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.