YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6761
KARAR NO : 2021/14279
KARAR TARİHİ : 16.11.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, 2016/5. dönemine ilişkin aylık prim hizmet belgelerinin süresinde Kuruma verilmemesine dair Kurum işleminin iptali ile … ve …’ın 17.05.2016 tarihinde sigortalı olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, … İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan tespitte, davacının imzaladığı 17.05.2016 tarihli tutanakta, … ve …’ın işe başlama tarihlerinin 17.05.2016 olduğunun belirtildiği, 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalılar … ve … davaya cevap vermemişlerdir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, 25 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe giren 11/11/2015 tarihli ve 2015/25 sayılı genelgenin değişen 2.2.1 – “İşe başlama tarihlerinin tespiti” başlıklı maddesinde, “Kimlik bildirme formu 2’de, formun işverence onaylandığı tarihten önceki bir tarih işe başlama tarihi olarak belirtilmiş olsa dahi, formun işverence onaylandığı tarih esas sigortalı “işe başlama tarihi” olarak kabul edilip gerekli işlemler yapılacaktır. Ancak, formda belirtilen işe başlama tarihi ile Kuruma bildirilen işe başlama tarihi aynıysa veya Kuruma bildirilen işe giriş tarihi daha önceyse Kuruma bildirilen işe giriş tarihi esas kabul edilecektir. Bununla birlikte, kimlik bildirme formu-2’nin işverence onaylandığı tarihi takip eden gün ile yasal süresinde olmak şartıyla Kurumumuza verilmiş işe giriş bildirgesinde belirtilen işe başlama tarihi arasında 10 gün veya daha az bir sürenin bulunması halinde işe giriş bildirgesinde yer alan işe başlama tarihi esas alınarak işlemler yürütülecektir.” hükmü karşısında, davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 21/12/2016 tarihli ve 10269157-11747986-17801578 sayılı Kurum işleminin iptaline, … ve …’ın 17.05.2016 tarihinde sigortalı olmadıklarının tespitine, sigortalılıklarının işe giriş bildirgesinde belirtilen 18.05.2016 tarihinde yapıldığının tespitine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulüne dair verilen ilk kararın, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin 10/09/2019 tarih ve 2019/1169-2019/1149 E.K. sayılı ilamı ile “.. mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, eldeki davanın niteliği gereği sigortalılığının iptali talep edilen … ve …’ın hak alanını ilgilendirdiği, bu haliyle adı geçen kişilere yöntemince husumet yöneltilerek taraf teşkili sağlandıktan ve çalışma olgusu yönünden dosyaya kanıtlarını sunmalarından sonra yapılacak değerlendirmeyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle ortadan kaldırılması üzerine, 2019/407 esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen ikinci karara karşı davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun, dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirmeye ve özellikle kendilerine husumet yöneltilen … ve …’ın davaya ilişkin delillerini sunmadıkları gibi beyanda da bulunmadıkları ve 17.06.2015 günü eylemli çalışma olgusunun tespiti yapılamadığı gözetildiğinde, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, … Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 10.12.2020 tarih, 2019/407 Esas ve 2020/415 Karar sayılı kararının yerinde olduğu, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili, dava konusu olayın 15.05.2016 tarihinde gerçekleştiğini, mahkeme tarafından gerekçe gösterilen düzenlemenin 25.01.2018 tarihinde yürürlüğe girdiğini, her olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göre değerlendirilmesi gerektiğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerin yerinde olduğunu belirterek, kararının bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
5510 sayılı Kanunun 86’ncı maddesinde; “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu Maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz…” hükmü düzenlenmiştir.
Davaya konu somut olayda, davalı Kurum tarafından, … Jandarma Komutanlığınca kimlik bildirim formlarına istinaden, davacıya ait “…” unvanlı işyerinde çalıştığı tespit edilen … ve …’a ait işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesinin istenildiği, 5510 sayılı Kanunun 86’ncı maddesi uyarınca işlem yapıldığı; bu kapsamda 21.12.2016 tarihli işlemle davacıdan adı geçen sigortalıların çalıştıkları aylarla ilgili işe giriş bildirgeleri ve aylık prim hizmet belgelerinin istenildiği, davacının itirazı üzerine komisyon kararı ile itirazın reddedildiği, 24.02.2017 tarihinde açılan eldeki davada Kurum işleminin iptali ile kimlik bildirim formlarında işe başlama tarihlerinin sehven 17.05.2017 olarak yazıldığı oysa ki … ve …’ın işe başlama tarihlerinin 18.05.2017 olduğu belirtilerek, adı geçen şahısların 17.05.2016 tarihinde sigortalı olmadıklarının tespitinin istenildiği, mahkemece, 25 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe giren 11/11/2015 tarihli ve 2015/25 sayılı genelge gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, fiili çalışma olgusunun usulüne uygun şekilde araştırılmaksızın eksik incelemesi sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, bu tür sigortalı hizmetlerin tespiti ve kurum işleminin iptali istemine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu gözetilerek, bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurularak, yöntemince inceleme ve araştırma yapılmalı, davacı işverenin Kurum nezdindeki dönem bordroları celp edilerek, varsa davacı işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu işverenler veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler titizlikle araştırılarak belirlenmeli ve bu çerçevede tanıkların bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınarak tanık beyanları denetlenmeli, Kurum işlemine konu sigortalıların gerçek ve fiili olarak işe başlama tarihleri belirlenmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak eylemli çalışma olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği tüm açıklığıyla belirlenerek, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.